We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Öz felsefesi ya da Türk Kültürü bir felsefî zemine sahip midir?

3 2 0
12.07.2021

Orhun Abideleri'nde, “Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene soktum. O şimdi kötü değildir.”, “İkisi arasında pek teşkilâtsız Göktürk öylece oturuyormuş. Bilgili kağan imiş, cesur kağan imiş. Buyruku yine bilgili imiş tabiî, cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doğru imiş. Onun için ili öylece tutmuş tabiî. İli tutup töreyi düzenlemiş”, denir. Bu cümleleri bir kahramanlık ifadesi olarak okumak adet olagelen bakış açısı iken bu ifadelere bir de felsefî bir metin olarak değerlendirerek ve metne Türk kültür çerçevesinde yapılacak bir felsefe ve siyaset felsefesi malzemesi olarak bakarak, düşünmeyi hiç denedik mi?

Medeniyet bir kültür ve mantık bütünlüğü ise mazinin manaları bugün bize gelecek olacaksa bunun bir felsefe ile zeminini bulması elzemdir. Nazariyesizlik, kendinden referanssızlık, yol-yordam ve yöntem yokluğumuz, iktisadi felaketlerimiz kadar ki, onu da içerir, belimizi bükmeye devam ediyor. Felsefe varlığı, bilgiyi ve ahlakı okumanın yöntemli yolu ise ontoloji/varlık, epistemoloji/bilgi ve aksiyoloji/ahlak/etik açısından bu metni okuduğumuzda felsefenin bu çerçeveleri içerisinde içeriğinde bir umumiyet ve kudret görüyor muyuz? Bozkırın ortasındaki bengü taşları, bengü yanı kalıcı/ebedi kılan mahiyet nedir yahut böyle bir mahiyet var mıdır? İşte medeniyete ve kültüre dair öz ararken tarihi olan yani bir döneme dair o kültürün şeklini oluşturan, bir tarz ve usul ile zaman ve mekânda görünen ile onu kuran “öz”e dair olanı tefrik ve temyiz ameliyesinde bu felsefi-kültürel bakış yerinde olmaz mı? Bir atölye olarak Orhun Abideleri'ndeki bu kısma baktığımızda gördüğümüz bize bu konuda yol açıcı olabilir yahut bu sözleri belli bir dönemin kültür tezahürü ve anlayışı olarak görmemizi ve umumileştirmenin faydalı olamayacağını düşündürebilir.

Felsefe tarihin önemli filozofu ve modernitenin önemsediği Platon, bu manada varlığa, insana ve onun siyasi yapısına baktığında; en iyi, en bilgili ve en erdemlilerin en üst tabakada bulunmasını önemseyen bir devlet fikrini doğru bulur. Platon için erdemler; bilgelik, cesaret, ölçülülük ve adalettir. Bilgelik yöneticide, cesaret koruyucularda, ölçülülük ve adalet de herkeste bulunması gereken erdemlerdir. Platon'a için “erdem” iyiyi elde etme gücüdür. Yine aynı şekilde Aristoteles'e göre, cesaret, ölçülü olma, cömertlik, adalet, şeref duygusu, ağırbaşlılık ahlaki erdemler kazanabilmek alışkanlık ve doğru düşünce ile söz konusu olacaktır. Görüleceği üzere, Bilgili kağan imiş, cesur kağan imiş. Buyruku yine bilgili imiş tabiî, cesur imiş tabiî. Beyleri de milleti de doğru imiş ve Bunca milleti hep düzene soktum ifadelerindeki bilgili kağan bilgeliğe, cesur kağan cesarete doğru imiş tabiri ölçülülüğe işaret ederek Türk bengü taşlarının mahiyetinde insanlığın umumi değerleri ve felsefesini taşımakla zamanının ötesinde bir varlık kaynağından beslendiği yani ontolojisinin derinliğine, bilgi olarak ise genel geçer bir aklı bize yansıttığı, nihayet........

© HBRMA


Get it on Google Play