Ankara ile Tel Aviv arasında taşlar mı döşeniyor? |
AKP iktidarının dış politikadaki genel tutumunu, "İçeride tabanı konsolide edebilmek için popülist söylemlere başvurmak, yapılanın yanlış olduğunu söyleyenleri iktidarı devirmek için dış güçlerle işbirliği yapmakla suçlamak, işler sarpa sarınca da hiçbir şey olmamış gibi ‘U dönüşü’ yapmak" diye özetleyebiliriz.
Tutarsızlıklarla ilgili birçok örnek verilebilir.
Buna en iyi örnek de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemediği laf bırakmadığı Mısır’ın darbeci lideri Abdülfettah Sisi ile sarmaş, dolaş olması gösterilebilir.
Hatırlayın, 2019’da AKP yenilgiyi kabul etmeyince ikinci kez yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçimi öncesi Erdoğan Sancaktepe’de yaptığı konuşmada, işi Ekrem İmamoğlu’nu Sisi ile eşdeğer tutmaya kadar götürmüştü. Erdoğan, "Seçim günü Sisi mi diyeceğiz, Binali Yıldırım mı diyeceğiz? Mesele bu kadar önemli" demişti.
Halk da, 800 binden fazla oy farkıyla Erdoğan’a gereken mesajı vermişti.
Mısır’da 3 Temmuz 2013’te yapılan darbeden sonra Kahire yönetimi ile ilişkilerin dondurulmasını yanlış bulanları, vatan hainliği yapmakla suçlayanların, bir hafta önce Sisi ile nasıl "canciğer kuzu sarması" olduklarını........