Sayın bakanımız eğitimin tüm sorunlarına neşter vurdu! Çok şükür: Şimdi sıra ara tatillerde! |
HER BOYAYI BOYADIK, FISTIK YEŞİLİ KALDI
Türkiye’de ara tatiller, 2019 yılında, “AKP döneminin en başarısız BAKANı” Ziya Selçuk döneminde uzun yaz tatilinin öğrencilerde yarattığı öğrenme kayıplarını azaltmak ve yoğun tempoyu yıl içine yaymak amacıyla uygulanmaya başlandı.
Tatiller eğitimde örnek ülkeler ve Avrupa eğitimindeki takvim modeliyle uyumlu olarak planlandı .
Pedagojik temeli sağlamdı. Öğretmen ve öğrenci üzerinde yıl içindeki tüm yükü daha geniş bir zamana yaymayı amaçlayan uzun yaz tatili yerine kısa molalar planlandı. Günümüze kadar da sorunsuz devam etti.
Bugünlerde ise Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıklamalarından gördüğümüz kadarıyla “velilerin talepleri”, “tatil sonrası uyum sorunu” ve öğretmenlerden gelen bazı şikâyetler gerekçe gösterilerek ara tatillerin kaldırılması gündemde.
Ancak aklıma takılan şu: Eğitim gibi koskoca bir mekanizmada, böyle köklü bir değişikliği destekleyecek herhangi bir çalışma, veri veya tabana yayılmış bir etki analizi olmadan sadece sınırlı gözlemler ve “talep geliyor” ifadeleriyle karar alınabilir mi?
Bu yaklaşım oldukça karmaşık ve büyük bir eğitim sistemi için uygun bir yaklaşım mı?
Aynı iktidar döneminde bile eğitimde istikrar olmuyor mu?
EĞİTİM SİSTEMİNİN KRONİK SORUNLARI: HER BOYAYI BOYADIK, FISTIK YEŞİLİ KALDI
Ara tatiller gibi çoookk mühim (!) ve büyük (!) sorun tartışılırken, eğitimci refleksiyle yok yere aklıma Türk eğitim sisteminin basit (!) yapısal sorunları geldi.
Milli eğitimin yüzlerce sorunu var. Ancak özellikle öne çıkan eğitimde en önemli 10 temel sorun şunlar:
1 - Öğretmenlik mesleğinin son zamanlarda artarak itibar kaybetmesi
2 - Öğretmenlerin aşırı iş yükü
3 - Okullar arası fırsat eşitsizliği (devlet–özel…)
4 - Ağır ve bilimsellikten uzak müfredat
5 - Kalabalık sınıflar; yetersiz fiziksel altyapı
6 - Sınav odaklı sistemin yarattığı baskı ve adaletsizlik
7 - Özellikle öğretmenlerde ve öğrencilerde artan........