menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ortaöğretimde okul terkini maskelemede MESEM ve açık liseler uygulaması

16 1
06.01.2026

“MESEM ve Açık Lise uygulamasının "okul terki" kavramı bağlamında yeniden tanımlanması gerekir. Türkiye’de yapılan araştırmalar, okul terkinin özellikle ortaöğretim düzeyinde yoğunlaştığını ve sosyo-ekonomik, kültürel, psikolojik faktörlerle yakından ilişkili olduğunu göstermektedir.”

Prof. Dr. Ali İlker Gümüşeli ile tüm boyutları ile okul terkini konuştuk.

OKUL TERKİ NE DEMEK? BU KONUYU NEDEN ÖNEMSİYORSUNUZ?

Genel anlamda okul terki, öğrencilerin örgün eğitim sürecini tamamlamadan sistemden ayrılması olarak tanımlanır. Bu kavram, yalnızca eğitim sürecinden erken ayrılmayı değil, aynı zamanda eğitim sisteminin kapsayıcılık düzeyini ve toplumsal eşitsizlikleri de yansıtır. Araştırmalar sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrencilerin okul terki riskinin çok daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu nedenle okul terki, bireysel bir tercih veya başarısızlık olarak değil, toplumsal ve yapısal bir sorun olarak ele alınmalıdır. Diğer yandan okul terki, karmaşık ve çok boyutlu bir küresel sorun olup bireyler, toplumlar ve ulusal ekonomiler üzerinde derin etkiler yarattığı için de büyük önem taşır. Yine araştırmalar bireysel bakımdan eğitimini yarıda bırakan gençlerin işsizlik oranı, mezun olanlara göre yaklaşık 0 daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu gruplarda gelir kaybı, sosyal dışlanma ve psikolojik sorunlar sık görülmektedir. Toplumsal bakımdan Türkiye’de açık öğretimde kayıtlı yaklaşık 1,2 milyondan fazla öğrenci, iş gücü piyasasında genellikle düşük nitelikli işlere yönelmekte ve olumsuz koşullarda çalışmakta ; bu da ekonomik üretkenliği azaltmaktadır. Küresel ölçekte ise okul terki, yoksulluk döngüsünü beslemekte ve toplumsal uyumu zayıflatmaktadır.

OKUL TERKİNİN TEMEL NEDENLERİ NEDİR? ÖĞRENCİLER NEDEN OKULU TERK EDERLER?

Okul terki tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz. Okul terki bireysel, ailesel, okul temelli ve sistemsel faktörlerin iç içe geçtiği karmaşık bir sürecin sonucudur.

Bu faktörlerden Türkiye için belki de en önemlisi ekonomik faktörlerdir. Son yıllarda giderek artan yoksulluk ve bu bağlamda birçok ailenin gelir düzeyinin yoksulluk sınırının altına düşmesi, bir yandan aileleri eğitim maliyetlerini (ulaşım, kırtasiye, vb.) karşılayamaz duruma getirirken diğer yandan çocuğunu gelir getirici bir işte çalıştırılmasını zorunlu hale getirmiştir. TÜİK (2022) verileri, hane halkı tüketim harcamasının en düşük yüzde 20'lik diliminde yer alan ailelerde eğitime ayrılan payın çok daha sınırlı olduğunu göstermektedir. Yine özellikle mesleki eğitimde eğitimin iş piyasasında karşılığını bulamayacağına olan inancın azalması ve dolayısıyla eğitimin getirisine ilişkin algının olumsuzlaşması, mesleki teknik eğitimde okul terklerinin ekonomik nedenlerinden birisi olmuştur.

Okul terki ile ilgili bir diğer faktör grubu da akademik ve okul temelli faktörlerdir. Bu faktörler içerisinde akademik başarısızlık ve devamsızlık öğrencileri okul terkine iten nedenlerin başında gelir. Sınıf tekrarı ve yüksek devamsızlık, okul terkinin en güçlü öngörücülerindendir. Okul temelli faktörlerden bir diğeri olan ve Türkiye’de son günlerde eğitimin temel sorunu haline gelen okul zorbalığı ve şiddet de okul iklimini bozarak, öğrencilerin okuldan uzaklaşmasına yol açmaktadır. Bunların yanında okul iklimi bağlamında aidiyet hissinin olmaması ve öğretmen-öğrenci ilişkilerinin zayıflığı da öğrenciyi okuldan uzaklaştıran faktörler olarak etkilidir. Akademik faktörler içerisinde okul terkine yol çan bir diğer faktör de müfredatın ilgisizliğidir. Son yıllarda bilimsel gerçekler ile bağdaşmayan, çoğunlukla dogmatik içerikli, öğrencilerin ilgi ve yetenekleriyle örtüşmeyen, ezbere dayalı bir müfredat dayatmaları da birçok öğrencinin öğrenme motivasyonunu yitirerek okuldan kopmasına yol açmaktadır. Okul kaynaklı bir diğer faktör olarak da rehberlik hizmetlerinin yetersizliğini belirtmek mümkündür.

Okul terkine yol açan bir başka faktör grubu ise sosyal ve duygusal faktörlerdir. Bu faktörler içerisinde ebeveynlerin eğitime verdiği değerin düşüklüğü, aile içi çatışmalar, parçalanmış aile yapısı vb. gibi ailevi nedenler ilk sırada yer alır. Bunun yanında okulu bırakmış veya bırakmaya eğilimi olan akran gruplarına dahil olmaktan kaynaklanan akran etkisi ile depresyon, kaygı, düşük öz saygı ve geleceğe dair umutsuzluk hissine ilişkin psikolojik sorunlar da sosyal ve duygusal kaynaklı terk faktörleri içerisinde yer alır. Bunlara ayrıca önemli bir toplumsal sorun olan ve özellikle kız çocuklarının eğitim hayatını erken sonlandırmasına yol açan erken evlilik ve gebelik nedeniyle okulu terkini de eklemek gerekir.

Okul terki ile ilgili belirtebileceğimiz son bir faktör grubunu da sistemsel ve coğrafi faktörlerdir. Bu faktörler içerisinde en önemlisi bölgesel eşitsizliklerdir. Bu bağlamda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde okulu erken bırakma oranları, ülke ortalamasının üzerindedir. Yine bir başka faktör de kırsal alanlardaki dezavantajlı koşullardır. Kırsal alanlarda ulaşım sorunları ve eğitim kurumlarına erişimdeki zorluklar da öğrencilerin okulu terk etmesine yol açan önemli bir faktör olarak ortaya çıkar. Bu kapsamda Türkiye açısından önem öne çıkan bir başka sistemsel faktör de eğitim politikalarındaki süreksizliklerdir. Yapısal ve yönetsel bağlamda sürekli ve bitmek bilmeyen gereksiz değişiklikler ve bir türlü çözülemeyen sınav odaklı eğitim sistemi uygulaması, öğrencilerin okula ve derslere odaklanmasını........

© HalkTV