We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Eğitimin yolsuzluğu olur mu, olursa nasıl olur?

2 25 0
08.07.2019

08 Temmuz 2019

Eğitim kokarsa her şey kokar

Kimi öğretmenler işe gitmek için minibüs parası bulamazken kimi eğitim yöneticileri köşeyi döner

Eğitimde yol açanlardan değil; yolunu bulanlardan hesap sorulmalıdır. Ezberci eğitim sistemi yolsuzluklara yol açan bir nedendir.

Bütün Eğitim Felsefeleri Yalan, Yaşasın Eğitimin Tavacı Ruhu

Öncelikle ifade etmeliyim ki eğitim yolsuzluklarıyla ilgili ülkemizde yazılmış ilkyazı olarak, bu yazıyı eğitimin felsefi, sosyal ve tarihsel temellerinin ışığında ele almaya çalıştım. Ama Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın tarihsel süreç içerisinde eğitim yolsuzluklarıyla ilgili yapılmış soruşturma dosyalarını biz araştırmacılara ve yazarlara açması halinde ilginç yazılar yazılabileceğini ve tezler yapılabileceğini düşünüyorum. Örneğin; yolsuzluktan ceza almış herhangi bir okul müdürünün il müdürlüğüne kadar yükselip yükselmediğini, kapatılmış büyük eğitim yolsuzluğu dosyaları olup olmadığını, eğitim yolsuzluğu yapanların mı yolsuzluğun ortaya çıkmasına vesile olanların mı ceza alıp almadığını görebiliriz. Bu nedenle aşağıdaki yazıda somut birileri suçlanmadan eğitim tarihimizin ışığında genel olarak ele alınmaya çalışılmıştır, eğitim yolsuzluğu konusu.

Eğitimin tavacı ruhunun eğitim tarihimizdeki yeri bağlamında eğitim yolsuzlukları… Aha da şuraya yazıyorum. Yeni kavramı eğitim tarihimize kazandırmaktan gurur duyarım, ’Eğitimin Tavacı Ruhu’.İlerde yolsuzluklar bu kavramla anılınca hoca ilk bu kavramı metafor olarak kullanmış ve literatüre kazandırmıştı dersiniz… Peki, nedir bu kavram. Tabi bizim yaşımız yetmez. Büyüklerimiz anlatırdı, rivayet odur ki, eğitimin tüm meseleleri alkolsüz tavacı masalarında çözülürmüş günah olmasın diye. Çok ciddiyim. Tavacı deyip geçmeyin tavacıların eğitim tarihimizde ayrı bir önemi ve yeri vardır. Her şey orada bitermiş. Onlar tavacıya, gariban eğitimci tabldota, sefer tasına…Salata ve içli köfte yenirken hal hatır sorulurmuş, kaburga ve tava yenirken konu açılırmış, tatlı yenirken tatlı tatlı pazarlıklar yapılırmış ya da makamlar talep edilirmiş,dibek kahvesi ve çay içilir ve en son da işin bittiğini gösteren keyif sigaraları içilirmiş büyüklerimizin anlattığına göre. Ha bide mümkünse ülkeyi kurtardık modunda, paylaşımlar için fotolar çekilirmiş. Yoksa önemli adam olduklarını başka nasıl ispatlayacaklar insanlara…

Son zamanlarda kendime hep şu soruyu soruyorum: “Okul müdürlerinin maaşları öğretmenlerden çok yüksek ve cezbedici olmamasına rağmen insanlar neden okul müdürü olmak istemektedirler?” Şüphesiz, bu ülkede, çok iyi, idealist, dürüst okul müdürleri vardır. Ama bu sorunun da bir yanıtı olmalıydı. Eğitimin yönetimi ve eğitimin pek çok alanında mastır, doktora yapmış kişiler ısrarla okul müdürü olmak istiyor ve bu görevlere geliyorsa, o zaman eğitim sistemimizin şimdiye kadar çoktan güllük gülistanlık olması gerekirdi. O zaman maaşları da cezbedici şekilde yüksek olmamasına rağmen insanlar niye yoğun bir şekilde okul müdürü olmak istiyorlardı. Eğitim alanında kiminle sohbet etsem herkes eğitimi çok iyi bildiğini söylüyor, işlerin kötüye gittiğinden bahsediyor, birinci dakikanın sonunda da sohbet insanların kendi donanımlarına bakmaksızın yükselmek istediklerine geliyordu. Elbette insanların hedefleri, idealleri olabilir. Ama niteliğe, kritere bakmaksızın, herkes üç dört level atlayarak, aradaki makamlardan tecrübe kazanmaksızın ya ilçe müdürü, il müdürü, daire başkanı, genel müdür olmak istiyordu. Kimileri de doğrudan bakan yardımcısı veya bakan olmak istiyordu. Ama işin ilginç yanı, buralara gelmek için gerekli donanımı ve tecrübeyi kazanmak yerine her yol mubah görülüyor, herkes birbirinin yüzüne gülüyor, önünü ilikliyor; ama kapalı kapılar ardında da makam uğruna az önce yüzüne güldükleri kişileri alaşağı edebilmek için yaşasın Makyavelizm diye bağırıyordu. Güç zehirlenmesi ile beraber herkes kendisinin mükemmel olduğunu, kendisi olmasa Türkiye’nin eğitiminin çökeceğini sanıyordu.

İnsanlarda donanım olmamasına rağmen ve ısrarla insanların eğitim makamlarını talep etmesinin, idealizmin yanı sıra pek çok nedeni vardı, ama herkesin bildiği, ama kimsenin kimseye söylemediği bir nedeni vardı. EĞİTİM YOLSUZLUKLARI… Üstelik insanlar bunu o kadar normalleştirmişti ki; ana slogan; abi biz ticaretimize bakarız, biz devletten bir şey çalmıyoruz ki, biz firmanın parasından komisyonumuzu alıyoruzdu…Tüm detaylarıyla ele alacağımız eğitim yolsuzlukları çok boyutludur. Eğitimimizin daha nitelikli, şeffaf ve dürüst olabilmesi adına, eğitimde yol açanlardan değil de yolunu bulanlardan hesap sorulmalıdır.

İnsanlar Niye Eğitimdeki Belirli Pozisyonlara Talip Olurlar?

İnsanlar hiçbir geliri olmadan niye okul müdürü olmak isterler ya da niye ilçe milli eğitim müdürü olmak isterler? Veya niye hangi bölgede olursa olsun; donatım ve destek bölümlerine, inşaat ve emlak bölümlerine, özel öğretim bölümlerine, yayınlar bölümlerine daha çok talep olur? Dürüst yöneticileri tenzih ederek söylüyorum, buralar ciddi rant devşirme ve yolsuzluk yapabilme yerleridir. Bu öyle bir pazardır ki; sonu kanlı bitebilmektedir. Bunun en somut örneğini, geçtiğimiz yıllarda, bir okulumuzun bahçesinde servisçilerin birbirlerini öldürmelerinde gördük. İl, ilçe ve okul taşıma ihaleleri, okul kıyafetleri, okul........

© HalkTV