Bilimle Uçmayan, Yem Peşinde Gagalar |
Bilim ve sanat, aslında bir kuşun iki kanadı gibidir. Bir toplum bu iki kanadı kullanabiliyorsa uçar, yükselir ve özgürleşir. Ama kanatlarını kullanamayanlar, yani bilime ve sanata sırtını dönenler, tavuk gibi olur. Önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkasından yumurtalarının toplandığını fark etmez bile.
Bugün yaşadığımız çağ bize çok net bir şekilde güçlü bir toplum olmanın tek yolunun bilimin ışığında ilerleyen bir eğitim sistemi olduğunu gösteriyor. Eğitim sadece sınıflarda verilen derslerden ibaret değildir; hayatın her alanına yön veren, kendinin dışındaki her toplumun damarlarına can taşıyan bir sistemdir. Damar tıkanırsa, bütün beden nasıl felç oluyorsa, eğitim zayıfladığında da toplumun bütün alanları çöker.
Eğitim bu denli hayatî ve vazgeçilmezken her manada yatırım yapılması gerekir. Ama mesele yalnızca para harcamak değildir. Asıl mesele, neye yatırım yaptığımızdır. Eğer eğitim, bilimle beslenmezse, öğrenciyi sadece ezbere boğar ve çağın gerisinde bırakır. Ezberci ve yozlaşmış, sorgulatmayan eğitime yapılan her yatırım sokağa atılan para, kaybedilen bir nesil ve ülke........