“Ada ile Efe Güvende”: Çocuklara Güvenliği korkutmadan anlatmak
“Bir çocuğun güvenliği tek bir kişinin sorumluluğu değildir. Okullar risk haritaları çıkarmalı, net güvenlik protokolleri oluşturmalı. Aileler çocuğu dinlemeli, örnek olmalı. Toplum mahalle güvenliğini ve ortak alanları yeniden düşünmeli.”
“Çocuklar ise haklarını bilmeli, tehlikeyi tanımalı ve bir sorun olduğunda yetişkine gitmekten korkmamalı. Çocuklar “başına iş açarsın” diye susturulmamalıdır.”
Güvenlik uzmanı yazar Osman Öztürk ile “Ada ile Efe Güvende” kitap serisini ve her yönüyle çocuklarda güvenlik bilincini konuştuk.
“ADA İLE EFE GÜVENDE” KİTAP SERİSİ NEDEN ORTAYA ÇIKTI? BU SERİ HANGİ İHTİYACA CEVAP VERİYOR?
Aslında her şey torunum Ada ile başladı. Onu büyürken izlerken çok net bir şeyi fark ettim: Biz yetişkinler riskleri görüyoruz, hatta çoğu zaman bu riskleri kendi deneyimlerimizle hemen tanımlayabiliyoruz ama çocukların dünyasında aynı durumlar aynı şekilde görünmüyor. Çocuk, karşılaştığı birçok tehlikeyi ya tehlike olarak algılamıyor ya da algılasa bile “şimdi ne yapmalıyım?” sorusuna cevap bulamadığı için donup kalıyor.
Sahaya çıktığımda, okulları dolaştığımda, öğretmenlerle ve ailelerle konuştuğumda da bu tablo değişmiyordu. Çocuklar bir sorun yaşadığında ne yapacağını bilmiyor; aileler ise iyi niyetle ama çoğu zaman çaresizlikle “nasıl anlatacağım, nasıl öğreteceğim, onu korkutmadan nasıl bilinçlendireceğim?” sorularıyla baş başa kalıyordu. Kimi zaman aşırı yasaklara gidiliyor, kimi zaman da “biraz büyüsün, anlar” diyerek mesele erteleniyordu.
Yani aslında bilgi vardı ama ortak bir dil yoktu. Çocuk ayrı bir dünyadaydı, aile ayrı bir dünyadaydı, okul ise çoğu zaman bambaşka bir yerden konuşuyordu. Ben de dedim ki: Bu meseleyi çocukların anlayacağı bir dille anlatalım. Onları sıkmadan, korkutmadan, didaktik olmadan… Hikâyeyle, oyunla, karakterlerle anlatalım. Çocuğun karşısına geçip ders verir gibi değil, yanına oturup birlikte düşünür gibi anlatalım.
Ada ile Efe tam olarak bu noktada doğdu. Çünkü çocuk, kendine benzeyen karakterler üzerinden çok daha kolay öğreniyor. Hikâyede bir çocuğun yaşadığı durumu kendi hayatına uyarlaması, soyut bir kuralı ezberlemesinden çok daha etkili oluyor. Bu yüzden Ada ile Efe, çocukların gündelik hayatta karşılaşabileceği riskleri, onların dünyasına uygun bir dille ele alıyor.
Amacımız başından beri çok netti: Çocuk riskleri fark etsin, doğru davranışın ne olduğunu öğrensin ve bir aksilik olduğunda ne yapması gerektiğini bilsin. Yani çocuğa kendi “güvenlik pusulasını” kazandırmak istedik.
Bu seri sadece çocuklara yönelik değil; aynı zamanda aileler ve öğretmenler için de ortak bir güvenlik dili oluşturmayı hedefliyor. Çünkü çocuk okulda başka, evde başka bir mesaj alırsa kafası karışıyor. Biz herkesin aynı şeyi söylemesini istedik:
“Güvenlik bilinçle başlar.”
Bu yaklaşımın karşılık bulduğunu görmek benim için çok kıymetli. Serinin yeni kitapları da kısa süre önce okurlarla buluştu. Hatta bu yıl TÜYAP 2025 Kitap Fuarı’nda okurlarla bir araya gelip imza günü yapacağız. Çocukların, ailelerin ve öğretmenlerin birebir gelip bu kitaplar üzerine konuşabilmesi benim için ayrıca önemli.
SİZCE GÜVENLİK NEDİR? ÇOCUKLAR AÇISINDAN GÜVENLİK İHTİYACI NASIL TANIMLANMALI?
Güvenlik sadece tehlikenin olmaması değildir. Güvenlik, çocuğun fiziksel ve duygusal olarak........
