Şi-Trump Zirvesi’nin sonuçları: ABD rakipsiz küresel bir güç değil 16 Mayıs 2026 |
Aralarındaki sorunların iki saatlik görüşmenin yapıldığı bir zirveyle çözümleneceğini bekleyen yoktu tabii. Dolayısıyla ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Pekin’de gerçekleştirilen zirve önemli olmakla beraber Pekin ile Washington arasında bir uzlaşı gerçekleştirmiş değil.
İki ülke de uluslararası sistemdeki güç dengesini farklı algıyor, bu dengenin kendileri lehine nasıl gelişebileceği üzerine kafa yoruyor. Bu nedenle zirvenin hukuki temelli ya da antlaşma zeminli olmaktan çok psikolojik/sembolik bir niteliğe sahip olduğu söylenebilir.
Ancak yine de Zirve çok önemli değişimlerin, yei ittifakların olabileceği gerçeğini ortaya koyduğu için hayli önemliydi. Unutmamalı; Çin kendisini ABD ile eşit güç olarak kabul ettirmeyi başardı. Çin medyası biri yerleşik diğeri yükselmekte olan iki gücün değil, eşit iki gücün buluşması olarak değerlendirdi zirveyi. Bu eşitliğin Çin için büyük önem taşıdığını söylemeye gerek yok. Çünkü Deng Şiaoping döneminden itibaren Çinli liderler ülkelerinin ABD’nin yerini alacağı türünden söylemlerden uzak durmuştu hep. Bunun yerine Çin’i, ekonomik/askeri gücüne uygun rol üstlenen bir ülke olarak konumlandırmakla yetinmişlerdi. Ancak Pekin Zirvesi, Şi Cinping’in Çin’in “dünyanın önde gelen gücü” statüsünü elde ettiğine inandığını göstermiş oldu.
Ne kadar........