menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emeklilik bir ödül mü, yeni bir mücadele mi? 25 Eylül 2026

10 0
25.09.2026

Yıllarca çalıştıktan, prim ödedikten, sabahın erken saatlerinde yollara düşüp ömrünün önemli bir bölümünü iş hayatına verdikten sonra biraz dinlenmek için…

Ailesine daha fazla vakit ayırmak, torunuyla zaman geçirmek, memleketine gitmek, yıllardır ertelediği hayatı biraz olsun yaşayabilmek için…

Emeklilik denildiğinde akla gelmesi gereken budur.

Türkiye’de ise emeklilik, birçok insan için çalışma hayatının sona ermesi anlamına gelmiyor. Sadece çalışmanın şekli değişiyor.

İnsanlar işlerinden emekli oluyor ama geçim derdinden emekli olamıyor.

Asıl meselemiz de tam burada başlıyor.

Emeklilik dinlenmekti, yeniden çalışmak oldu

Otuz yıl, kırk yıl çalışmış. Primlerini ödemiş. Vergisini vermiş. Üretmiş. Bu ülkenin fabrikasında, dükkânında, tarlasında, okulunda, hastanesinde, sokaklarında alın teri dökmüş.

Sonunda emeklilik günü gelmiş.

Normal şartlarda hayatının bundan sonraki bölümünde biraz daha sakin yaşaması gerekirken kendisini yeniden iş ararken buluyor.

Çünkü emekli aylığı ile hayatın gerçekleri arasındaki mesafe giderek açılıyor.

Market kasası geçmişte kaç yıl prim ödediğinize bakmıyor.

Gıda, barınma, ulaşım, sağlık…

Hayatın hiçbir kalemi “Sen artık emeklisin” diyerek ucuzlamıyor.

Ama emeklinin geliri hayatın hızına yetişemiyor.

İşte bu nedenle bugün birçok insan için emeklilik, çalışma hayatının sonu değil; ikinci çalışma hayatının başlangıcı hâline geliyor.

İnsan ömründen emeklilik primi kesilmez

Sosyal güvenlik sisteminin temelinde çok açık bir anlayış vardır:

İnsan çalışırken sisteme katkı........

© HalkTV