'Bana Erdoğan'ın adamı diyenlerin hepsi AK Parti'ye geçti'
Şu günlerde Anahtar Parti’den ve lideri Yavuz Ağıralioğlu’ndan çokça söz ediliyor.
Anketlerde yüzde 2 ila 5 arasında değişen bir eğilim içerisinde.
Ağıralioğlu, AK Parti ve MHP tabanına sesleniyor, Cumhur İttifakı seçmenlerinin alternatifi olmak istiyor.
Bu konumlanışından ötürü CHP’ye ve sol muhalefete mesafeli.
Kimi muhalifler Ağıralioğlu’nu ‘İkinci Sinan Oğan’ olmakla suçluyor, Anahtar’ın “Sözde muhalif görünen bir parti” olduğunu ve hatta AK Parti ile ittifaka gireceğini iddia ediyor.
İyi Parti’den istifa ederek Anahtar’a katılan Avukat Tolga Akalın’ın önayak olması ile geçen cumartesi günü Ağıralioğlu ile buluştuk.
Muhalefetteki şüpheleri yönelttim.
“İkinci Sinan Oğan mısınız?” diye sordum.
Ağıralioğlu, kendisi hakkında “AK Parti’ye geçecek” diye konuşan herkesin AK Parti’ye katıldığını anlatıyor. Ve Oğan’ın hesabının Ümit Özdağ’a sorulması gerektiğini vurguluyor.
Kendilerini tanımlarken, “Biz itiraz partisiyiz” diye konuşuyor.
AK Parti’nin kendi yolsuzluğunu himaye ederken, CHP’yi cezalandırdığını savunuyor. “AK Parti’de yolsuzluk yapınca dinleniyorsunuz, muhalefette yolsuzluk yapınca Silivri'ye gönderiliyorsunuz” diyor.
Soylu ile akraba olduklarını söylüyor.
Ancak “Süleyman Bey’in pratiğini sevmiyorum, çok kızıyorum ona” diyor.
Anahtar Parti’nin bütün anketlerde beşinci parti göründüğünü, oy oranının yüzde altıya kadar tırmandığını ve baraj sorunlarının olmadığını iddia ediyor.
Anahtar Parti, ne durumda?
Teşkilatlanmamız çok coşkulu ve ahenkli oldu. 720 teşkilatımız var. Bütün illerde teşkilatlandık, ilçelerden çok azı kaldı. Uzun yıllar siyaset yaptım, ilk defa parti coşkusu yakalıyorum. Canı burnunda milletin, hayat pahalılığı... Hiç bakmaz insan, kendi partisinin açılışına gitmez. Tayyip beyler böyle büyük coşkuyla bina açamazlar. Anketlerde 5. partiye geldik görünüyor. Oyumuz yüzde 4-5-6 bandında.
Baraj sınırına yaklaştınız yani.
Baraj problemi görmüyorum.
Siyasi blokların hangisine yakın veya uzaksınız? Siyasetin neredesiniz?
Dindarların iktidarında dindarlığımız aşınmış. Milliyetçiliğin iktidarında milliyetçiler töhmet altında kalmış. Bu kadar başarısızlığa rağmen cumhuriyetçiler umut olamamış. Kendini tarif etmeye çalışsan tarifinin her türlüsünde seçmen hayal kırıklığı yaşadığı için güvensizlik çekiyor. Anahtar Parti, bu mesuliyetten doğdu. Kaliteli bir yönetim vadedelim. Kimlik ve etnisite tartışmayalım. Değerler üzerinden bilek güreşi yapmayalım. Kalkınma, üretim, adalet, demokrasi, refah, huzur, özgürlük vadedelim. Din tartışmayalım, mezhep meşrep tartışmayalım.
Bunları yapabilecek siyasi kadronuz var mı? Anahtar Parti dediğimizde Yavuz Ağıralioğlu'nu Sevenler Cemiyeti gibi görünüyor. Siyasi hareket bundan ayrı birşey.
“Efendim, ne zaman gelecek kadro?” Şimdi gelenler de makbul. Millet şöhretli adam sever. Doğru. Bizim partinin ivmelenmesi baraja doğru yükseldikçe başlayacak. Şöhretli isimlerin bizdeki liyakatli şöhretsizlere eklenip “Bunlar burada mı toplanıyorlar?” duygusuna az kaldı. Anahtar Parti’nin majör bir problem yaşamazsa çok sansasyonel bir çıkış yapacağına, önümüzdeki dönemin sürprizi olacağına inanıyorum.
Bazı muhaliflerde size ‘ikinci Sinan Oğan’ yakıştırması var.
Seçmen yolda bırakılmaktan çok yoruldu. Güvenmekte zorlanmaya hakkı vardır. Sinan Oğan'la başlamadı bu, Devlet Bey’le başladı. Devlet Bey'in Tayyip Bey'e, Tayyip Bey'in Devlet Bey'e söylediği sözleri dünyada birbirine söylemiş hiç kimse yoktur. Onlar ki bir araya geldi, “Şu şununla bir araya gelmez” lafının anlamı kalmadı. Şimdi her “Muhalifim" diyene “Acaba bu da mı?” demeye hakkı var seçmenin. Bu çok anlaşılabilir bir kaygı.
35 yıldır siyaset yapıyorum. Sinan Oğan’dan evvel beni bulabilecek pek çok nimet vardı, itibar etmedim. Üstelik ben bunlar (Oğan’ı kastediyor) gibi çirkin laflar da etmedim.
O zaman da söylendi, “AK Parti'ye geçecek” diye.
Bana böyle diyenlerin hepsi AK Parti'ye geçti. “Yavuz Ağıralioğlu, AK Parti'ye gidecek” diye partimde (İyi Parti) fitne yapan herkes oraya geçti. Bir kısmı CHP'ye geçti. Oğan meselesinde şöyle alınganlık ediyorum: Bunun hesabını vermek zorunda olan, Ümit Bey’dir. (Özdağ) Siz cumhurbaşkanı adayı çıkarıyorsunuz. 15 gün sonra adam gidiyor. “Pazarlığa beraber gittik” diyor. Ümit Bey’e soruyorlar, “Bir şey almış mı?” diye. “Almıştır herhalde” diyor. Biri gidiyor, öbürü iki bakanlığı alamıyor, CHP’ye geliyor, üç bakanlık istiyor. Ağıralioğlu'na diyorlar ki “Oğan'ın hesabını ver.” Ben niye vereyim arkadaş? Özdağ versin. Saçma değil mi efendim? Bu saygısızlığı kaldıracak durumda........
