Meclis’te Mezhepçi Dil
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ayrıştırıcı, ötekileştirici, selefi anlayışlı bir siyasi yapının egemenliği altında mezhepçilik yapılıyor. Gazi Meclis, halkın tamamını kucaklaması gereken bir makam iken; ne yazık ki AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın Alevi yurttaşlarımızı hedef alan, nefret dozajı yüksek ifadelerine sahne oldu. Türkiye, tarihinin en hassas dönemlerinden birinden geçerken, toplumsal barışı tesis etmesi gereken Gazi Meclis, ne yazık ki bir kez daha kutuplaştırıcı ve ötekileştirici bir dilin esiri yapılmaya çalışılıyor.
Usta’nın, Suriye’deki Müslümanların katliamıyla bugün yaşanan Alevi soykırımını kıyaslarken kullandığı "13 yıl boyunca Müslümanlar öldürülürken sesi çıkmayanların bugün Aleviler öldürülüyor diye figan feryat etmeleri" şeklindeki sözleri, kelimenin tam anlamıyla bir "insanlık ayrımı"dır. Bu sözler sadece siyasi bir polemik değil, yıllardır planlanan "kinci nesil" projesinin tehlikeli bir dışavurumudur.
Bu ifadelerin satır aralarına bakıldığında ürkütücü bir mantık silsilesi yatıyor: “Siz Suriye’deki Sünniler için ağlamadınız, öyleyse bugün katledilen Aleviler için feryat etme hakkınız yok.” Bu mantık, ölümü meşrulaştıran ve en kötüsü de "Alevi olmayı katledilmeye değer" gören bir zihniyetin dile getirilmesidir.
AKP Grup Başkanvekili’nin dudaklarından dökülen ifadeler, sadece anlık bir siyasi polemik değil; yıllardır satır satır yazılan bir ajandanın, bir bilinçaltının dışa vurumudur. Bu gafil dil, sadece bir "gaf" olarak geçiştirilemez. Bu söylem, Türkiye’de yaşayan milyonlarca Alevi yurttaşımızda derin bir infiale ve daha da acısı, yeniden bir "can güvenliği" kaygısına yol açmıştır. Aleviler, nefret ve kinle dolu bir zihniyetten insaf ve vicdan........
