Batıni Anadolu Aleviliği’nin insanlığa mesajı!
“On dört yıl dolandım pervanelikte
Sıdkı ismim buldum divanelikte
Sundular aşk meyin mestanelikte
Kırkların Cemi’nde Dar’a düş oldum”
Aşık Sıtkı Baba
Anadolu’nun aydınlık insanları, bugün binlerce yılların süzgencinden süzülmüş saf ve duru olduğu kadar, derin almalar içeren Anadolu Aleviliği’nin felsefi öğretisini oluşturan Batıniliğin Vahdet-i Vücud, Devriye, Rızalık ve İnsan-ı Kamil konularına yalın bir biçimde değinmeye çalışacağım.
Anadolu coğrafyası, binlerce yıldır kadim medeniyetlerin harmanlandığı, inançların birbirine sızdığı bir "sır küpü"dür. Bu küpün en kıymetli hazinelerinden biri de şüphesiz Anadolu Aleviliği’dir. Ancak Anadolu Aleviliği’ni sadece tarihsel bir kronoloji veya folklorik bir öğe olarak ele almak, onun ruhunu eksik bırakmaktır. Onu asıl anlamlandıran ruh, Batıni karakteridir. Batıni felsefi bakış açısı, görünenin (zahir) ardındaki görünmeyeni (batın), kabuğun içindeki özü arama çabasıdır.
Anadolu Aleviliği, evreni ve insanı birer "okunması gereken kitap" olarak görür. Aleviliği’in Batıni temelleri, insan-ı kamil anlayışı ve varlık birliği (Vahdet-i Vücud) incelediğinde on sekiz bin alemi anlamlandıran insan-doğa-evren’in bir bütünün ayrılmaz parçaları olduğu görülür.
Batınilik
"Daha Allah ile cihan yok iken
Biz anı var edip ilan eyledik
Hakk'a layık hiçbir mekan yok iken
Hanemize aldık mihman eyledik"
Batınilik kelamdan manaya, öze yolculuktur. Alevilik’te Batınilik, sadece bir yorumlama yöntemi değil, bir varoluş halidir. "Zahir her şeyin dış yüzüdür, Batın ise özüdür" anlayışı gereği, her dinsel simge, her ritüel ve her kelam bir sembol taşır. Alevilik’teki metodolojik "Dört Kapı Kırk Makam" öğretisi, insanın Batıni gelişiminin haritasıdır. Şeriat kabuktur, Tarikat yoldur, Marifet bilgeliktir, Hakikat ise ulaşılan sırdır, özdür. Batıni anlayışa göre Yaradan, gökyüzünde tahtta oturan bir yargıç değil, insana "şah damarından daha yakın" olandır. Yaradan’ın tahtı gönüldür. Bu durum, ibadetin şekilden ziyade öze, yani "niyete" yönelmesini sağlar.
***
Anadolu Aleviliği’nin kökeni, Batıni İsmaililiğin felsefi anlayışının özünde yatmaktadır. Bu felsefi öğreti Horasan Erenleri aracılığıyla Anadolu’ya taşındı ve Anadolu Alevi Ocakları tarafından kurumsallaştırılarak günümüze kadar nefes alması sağlandı. "Okunacak en büyük kitap insandır" özlü sözü, Anadolu Batıniliği’nin manifestosudur. Bu süreçte Seyyid Nesimi, Şah Hatayi, Pir Sultan Abdal, Kul Himmet, Yunus Emre, Kaygusuz Abdal vb. gibi Hakk aşıkları, Batıni hakikati havalandırdığı deyişlerle halkın diline dökmüştür.
Anadolu Aleviliği’nde Safevi Türkmen Kızılbaş etkisi, Hakk aşıklarının ve Şah İsmail’in Hatayi mahlasıyla yazdığı şiirler, Batıni inancın toplumsal bir direniş ve kimlik haline gelmesinde kilit rol........
