103 yıllık Cumhuriyet, 88 yıllık özlem, 24 yıllık sınav…Umutla, dirençle, sevgiyle nice yıllara Türkiye’m!

Yeni bir yılın eşiğinde, Türkiye hem tarihinin mirasını hem de geleceğe dair umudunu omuzlarında taşıyor. Ulu Önder’e duyulan 88 yıllık hasret sürüyor, lakin onun attığı maya hala Anadolu’nun aydınlık insanlarının gönlündeki yerinde duruyor.

Cumhuriyet 103 yaşında; umut, hala fakirin ekmeği…

Lakin aynı zamanda direncin meşalesi…

***

Bugün takvimler 2026’yı gösteriyor. Cumhuriyetimiz 103. yılına adım attı. Bir yanımızda bayram coşkusu, diğer yanımızda yılların biriktirdiği o derin buhran, bilinmemezlik ve soygun var. Sanki aynı anda hem doğuyor hem de yaralandığımız yerden sızlıyoruz.

Anadolu insanı boşuna dememiş: “Umut fakirin aşı, ekmeği.” diye…

Bugün o söz sadece bir avuntu değil; karanlığın ortasında yanan bir direniş meşalesidir. Çünkü umut etmek özgürlüktür. Umut etmek dostluğu, güzelliği ve yarınlara duyulan inancı büyütmektir.

Ve sevgi…

Sevgi sadece tanrısal bir duygu değil; insan olmanın, birbirimize güvenle yaslanmanın adıdır.

***

Tam 88 yıl oldu…

Bedenen aramızdan ayrılışının üzerinden geçen zamana rağmen, Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirleri hala bize yol gösteriyor. Ne yaptılarsa olmadı. Ne fotoğraflarını indirmekle, ne devrimleri tartışmaya açmakla, ne de kurumların içini boşaltmakla başarıya ulaştılar.

Çünkü bir hakikat var: O’nun mayası bu topraklarda tuttu.

Bu maya; akıl, bilim, vicdan, özgürlük ve kardeşliktir.

Korkulan da budur zaten: Halkın gönlüne çalınmış o kavrulmaz özgürlük ateşi.

***

Son 24 yılın gerçeği: Böl, Yönet, Tüket! Yolsuzluk, Yoksulluk,........

© HalkTV