Baba kartal orada gidin gerekirse kapısında yatın: İşte Beşiktaş'ı kurtaracak adam
"Ben demiştim" demeyi sevmem ben!
Çok bilmişlik ve ukalalık yapmak gibi gelir bana.
Ama bazen öyle şeyler oluyor ki; mecbur kalıyorsun söylemeye. Tıpkı şimdi söyleyeceğim gibi.
Neden tekrar ediyorum; şundan.
Şu son Rafa Silva olayını gördünüz değil mi? Yaşananları takip ettiniz.
Gedson Fernandes'in gönderilmesi, Arthur Masuaku'nun gitmesine göz yumulması. Ve şimdi de Rafa Silva krizi.
O haklı, bu haksız tartışmasına girmeyeceğim! Gördüğü şu; bir futbolcu üstelik kadrodaki en önemli yıldız... Çeşitli nedenlerden ayrılmak istediğini bildiriyor; ortalık ayağa kalkıyor! Sergen Yalçın yorumculuk yaparken ikide bir eleştirdiği Rafa Silva küskün! Hatırlarsanız bir programında demişti ki; "Bana kazandırdığı büyük bir maçı gösterin!" Hemen ilk aklıma geleni söyleyeyim; geçen sezonki Galatasaray maçı! (Beşiktaş'ın Türkiye'de namağlup tek şampiyon olarak kalmasına neden olan maç.)
Neyse... Sonra koca kulübün başkanı çıkıyor basın toplantısına kendince bir şeyler söylüyor! Bir kulüp başkanı kendine muhatap olarak bir futbolcuyu alır mı? Nerede bu kulübün sportif direktörü ya da futbol sorumlusu. Hem bu işler ilk patladığında daha kimseler duymadan çözülmeliydi; öyle değil mi?
Peki neden oluyor bunlar? Beşiktaş her futbolcunun oynamak için can attığı bir kulüpken nasıl oluyor da şimdi yıldızlarını kaybediyor birer birer?
Serdal Adalı'nın Beşiktaşlılığına kimse laf edemez! Ama başkan olarak yetersiz kalışı ortada. Sürekli "Burası Beşiktaş" demekle olmaz bu iş. Burasının Beşiktaş olduğunu göstermek gerekir. Daha bir kaç ay önce "En iyi scout ekibini kurduk" deyip de bir hoca istedi diye baştan aşağı değiştirmeye kalkmak doğru bir iş midir? Neticede Sergen Yalçın bu kulübün maaşlı bir elemanıdır. Yarın gider. (Önceki döneminde bir anda nasıl bırakıp gittiğini hatırlatırım. Futbolcuyken de Cem Uzan'ın İstanbulspor'una gitmemiş miydi?) Yerine gelen tekrar futbolcuları beğenmez de bir scout ekibi daha isterse ne olacak?
Demek ki Serdal başkan yalnız. Yalnız derken etrafındaki kalabalıktan söz etmiyorum. Yönetici anlamında söylüyorum. Yanında yol yordam gösterecek, tecrübeli bir isim yok.
İşte ben bunu ikinci kez başkanlığa aday olmasından önce yazmıştım. 17 Mart 2025 tarihinde yazdığım yazıdan bir alıntı yapıyorum şimdi buraya...
Beşiktaş eriyor! Koca Kartal karanlık günlerden geçiyor.
Başkanlar değişiyor, talihi değişmiyor! Maalesef son başkanlar kulübü layıkıyla yönetemiyor.
Sadece saha içindeki sonuçlar için söylemiyorum bunu... Beşiktaş'ın saha dışındaki büyüklüğü de konu.
Soruyorum size; kaç çocuk Beşiktaşlı oluyor?
Sürekli başarısızlık, sürekli yanlış transferler... Formasını alabileceğiniz kaç yıldızı var?
Buna rağmen borcu da sürekli artıyor!
Tamam... Kabahatin büyüğü Hasan Arat'ta... Hasan Arat'ta da Serdal Adalı ne yaptı; söyler misiniz?
Şu sıralarda sürekli iftar düzenliyor! İstanbul'da, Ankara'da... Büyükşehir belediyeleri ile yarışıyor!
Taraftar ise kahroluyor takıma baka baka...
Transfer bile yapamadı doğru dürüst. Güney Amerika'dan 2 çocuk getirdi sadece. Gelecekleri çok parlakmış! Beşiktaş'a geleceği parlak olan değil, şu anda parlak olan ve yararlı isimler lazımdı oysa. Alt yapıda geleceği parlak çok çocuk var zaten.
Neyse... İçinde bulunduğu durumu daha fazla anlatmayayım! Herkes görüyor ve biliyor zaten.
Ben kendi görüşümü anlatayım.
Serdal Adalı,........
