Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları 21 Haziran 2026

Bana araba kullanmayı rahmetli babam öğretti. Direksiyon tutuşundan, el frenini çekişine kadar hep onu taklit ederek sürdüm dört tekerlekliği. Tahmin ederim ki birçok insan için de durum benzerdir. Bugün hayatta olsun veya olmasın, herkesin babalar gününü yad edip bir nostalji turuna çıkalım. Ülkemiz tarihinde yer etmiş, daha çok babaların tercih ettiği otomobillerden bir seçki karşınızda. Bazı ortak özellikleri var elbette. Tüm aileyi alabilecek, bagajı geniş, az yakan, yedek parçasının ucuz ve kolay bulunabilir olmasından dolayı mümkünse yerli üretim. İşte 1990’lardan günümüze 10 baba arabası…

1939’da doğdu, son nefesini 1994’te Türkiye’de verdi. Avrupa’da Ford’un önemli orta sınıf otomobillerinden Taunus, ülkemizde 80’ler ve 90’ların başında geniş ailelerin, memurların ve taksicilerin gözde araçlarından biriydi. Adını Almanya’daki sıradağlardan alan modelin üçüncü nesli 1982’de sona erse de, Türkiye’deki özel hikâyesi devam etti. Arkadan itişli, boyuna yerleştirilmiş motorlu, sağlam süspansiyonlu ve geniş iç mekâna sahip aracın bizdeki macerası Arjantin’deki üretim hatlarının taşınmasıyla başladı. Pazar dayanıklı ve tamiri kolay otomobilleri tercih ediyordu; Taunus’un da üretim maliyeti düşük ve parçaları yerliydi. Böylece Avrupa’da bitirilmesine rağmen Türkiye’de 12 yıl daha yaklaşık 130 bin adet üretildi. 1990’da geçirdiği makyaj sonrası ön ve arka aydınlatma ve tampon değişimleriyle Avrupa’da hiç satılmayan kendine özgü bir görünüme sahip Taunus’umuz bile olmuştu.

Türkiye’de otomobil tarihi ansiklopedi olarak yazılsa en kalın cildi şüphesiz Tofaş’ın Kuş Serisi’ne ait olurdu. Şahin, Doğan ve Kartal’dan oluşan aile, 2000 öncesi Türkiye’sinin ekonomik, sosyal ve kültürel dönüşümünün de simgelerindendi. Aslında hikâye Tofaş’ın Fiat’tan lisans alarak 1976’da Murat 131’i üretmesiyle başladı. Ancak asıl damga vuran 1988’de tamamen yenilenen nesil oldu. Şasi aynıydı, fakat dış görünüş kökten değişti. Kare farlar, yeni ön panel ve farklı iç mekanıyla 1990’larda altın çağını yaşadı. Aile otomobillerinden kamu araçlarına neredeyse her sokakta onlar vardı. Yedek parçasının ucuzluğu ve tamir kolaylığı sayesinde ülkenin her köşesindeydi. Geniş bagajının avantajıyla binlercesi LPG’ye dönüştürüldü. 1990’ların sonunda dünya değişti. Yeni otomobillerde ABS, hava yastığı, klima, enjeksiyon ve önden çekiş standart hale geldi. 1,2 milyonun üzerinde üretilen serinin Türkiye’deki üretimi Haziran 2002’de sonlanırken, ikinci baharını Afrika’da yaşadı. Kuşlar Etiyopya’ya uçtu ve 2010’a kadar montajı sürdü.

3- RENAULT 9 BROADWAY

Bazı otomobil modelleri teknik özelliklerinden çok toplum üzerindeki etkileriyle hatırlanır. Avrupa’da macerası çok kısa sürede biten Renault 9 Broadway de bizim için bunlardan biriydi. 1980’lerin ortasından 2000 yılına kadar milyonlarca insanın hayatına dokunan, Türkiye’ye özgü bir kimlik kazanan bir otomobil oldu. Dönemi için oldukça yenilikçi olan model, önden çekişli, enlemesine yerleştirilmiş motoru, hafif yapısı ve düşük yakıt tüketimiyle öne çıkıyordu. Türkiye’de ilk üretim 1985’te başladı ve bize özel evrimler........

© HalkTV