We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kalede 1 başına

3 4 0
22.12.2018

‘’Günümüzde futbol fazlasıyla edebi anlar içeriyor:
Coşku, tutku, dram ve maksimum heyecan fırtınası
duyguları taşırıyor sahanın dışına…
Öylesine bir oyun ki ipince bir çizgi ayırıyor sevinci ve
hüznü, incecik beyaz çizgiler, ofsaytı, golü, tacı, korneri, autu ve golü.
İncelen çizgiler renkleniyor, kelimeleri ve cümleleri ayrıştırıyor.
Bugün ‘futbol edebiyatı’ diye ayrı bir edebiyattan söz edebiliriz.’’
Turgut Çeviker’e aittir bu tespit!
“Dünya Şairi” Nâzım Hikmet; ‘Futbolda eski kurdum.
En ağır hafbekleri yere vururdum.
Bana mahsustur bu vuruş, futbol potinlerim,
kurşun kalemimden öğrendi bu zanaatı” yazmıştır…
Fenerbahçeli Orhan Kemal’in futbol tutkusu da
şu tümcededir;
“Yığınla futbol hastasından biri de bendim.
Laf aramızda iyi penaltı atardım. İyi bir santrfordum ha.”
Beşiktaşlı Cemâl Süreya’nın şu dizeleri unutulmazdır:
“Bir takım ol.
Mesela Beşiktaş gibi. De ki;
Şerefim bitene kadar seveceğim seni!”


‘’Yüreğim Islaktır benim/ Kuytularda ağlamaktan,
Ve hafif uçuktur rengi/ Kurusun diye kaç kez/
Güneşe asılmaktan’’ı yazmış şair yazar
araştırmacı basın emekçisi Sunay Akın da bir futbol aşığıdır.
E.M Forster Ödüllü İngiliz Yazar Nick Hornby’nin
‘’Kadınlara aşık olur gibi futbola da öyle âşık oldum:
Ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan,
getireceği acı ve kafa karışıklığını........

© HalkTV