We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Atatürk’ün anılmadığı camilerde Cuma namazı kılmanın hükmü yoktur

6 1 0
18.09.2019

Bu makaleyi yazmamın nedeni 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın bir Cuma gününe denk gelmesi ve o gün kılınan Cuma namazındaki hutbede bu zaferi Türk ulusuna hediye eden, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni tüm kurumları ve o arada Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün tek bir sözcük ile bile hutbede anılmaması nedeni ile yurtsever Atatürkçü dindar yurttaşlara İslam’ın bu konudaki fıkıhla ilgili bir şartını açıklamak içindir.

Dr. İbrahim ÖZDOĞAN H&H YORUM


Bu makale üzerine din üzerinden siyaset yapan, makam mevki edinenler ve din üzerinden Karun gibi zengin olanlar hemen öküz altında buzağı aramaya başlayacaklar ve eşelediğim iğrenç çıkarlarını korumam amacıyla din düşmanlığı yaftası ile suçlamaya başlayacaklardır.


Tarih boyunca din bezirganlarının tavırları hep böyle olmuştur ve bu işin doğası nedeniyle de bundan sonra da hep böyle olacaktır.


Bu din bezirganları o kadar iğrenç tavırlar içerisindedirler ki, günümüzde imam hatip okulları, ilahiyat fakülteleri propagandaları yaparak siyasal, parasal çıkarlar sağlarken kendi çocuklarını bu okullardan fersah fersah uzak tutarak kolejlerde ve Batı’daki yabancı üniversitelerde okuturlar.


Ben bu okulların propagandasını yapmadan bir evladını imam hatip okulu ve ilahiyat fakültesinde okutmuş bir baba olarak şimdi İslam’ın fıkıhi bir gerçeğini aktarmak istiyorum.


Şimdi hemen bu fıkıh kuralının altını kalın çizgilerle çizerek hükmü yazalım.


Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde Cuma namazında hutbede Mustafa Kemal Atatürk anılmıyorsa, o namazın hükmü yoktur ve Cuma kılmanın şartı kalmamıştır.


Fıkıh kuralına göre Cuma namazı kılmanın şartlarının kalmadığı durumlarda 5 vakit namazını kılanlar o gün sadece bulunduğu mekanda öğle namazını kılar.


İslam fıkhında Cuma namazını kılmanın ‘’vücubunun şartları’’ ve ‘’edasının şartları’’ diye iki başlık vardır ve uzunca bir konu olduğu için elbette buraya aktaracak durumda değiliz.


Şimdi biz kısa olarak Cuma namazı kılmanın şartlarından biri olarak fıkıhta ‘’hür olmak’’ şartının bulunduğunu hemen burada belirterek konumuza devam edelim.


Şimdi akıllara hemen ‘’Türk ulusu hür değil mi?’’ sorusu gelir.


Hemen yanıtını verelim.


Eğer bir ulusun bağımsızlığını sağlayan, devletini kuran önderi tu kaka edilip camilerden uzaklaştırılıp kuşakların beyinlerinden silinmeye ve tamamen yok edilmeye çalışılıyorsa hürriyeti yok edilip kıskaç altına alınmıştır.


İslam’da Cuma namazları Tanrı’ya kullukla birlikte ulusu birlik ve beraberlik altında toplamak için her hafta yapılan çok etkili uygulamalardır.


Cuma hutbesinde verilen mesajlarla ülkenin halkı aynı ülküler etrafında kenetlenir ve çok önemli konularda uyarılar yapılır.


Ama ülkemizde uygulanan Cuma namazlarında birlik ve beraberlik değil, ayrıştırma vurgusu yapılıyor.


Bakın neden?


Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmasına rağmen Cuma hutbelerinde adından bir sözcükle bile bahsedilmediği gibi, milli zaferleri bize kazandırdığı yıldönümlerinde bile öç alırcasına bahse konu olmamaktadır.


Bunun müsebbibi Diyanet’in kendisidir.


AKP İktidarı Türkiye’nin........

© Halkın Habercisi