We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Modern Cahiliye karşısında ana-babalar olarak sorumluluklarımız

4 2 2
09.06.2022

‘’Arşı yüklenenler ile onun çevresinde bulunanlar rablerini hamd ile tesbih ederler ve O’na iman ederler ve (onlar) müminlerin bağışlanmasını dilerler: “Ey rabbimiz! Sen, rahmetin ve ilminle her şeyi kuşattın. Tövbe edenleri ve yolundan gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! “Rabbimiz! Hem onları, hem de onların babalarından, eşlerinden ve nesillerinden salih olanları, kendilerine vadettiğin sonsuz nimet ve ebedî mutluluk yeri olan Adn cennetlerine yerleştir. Şüphesiz sen kudreti daima üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olansın.”(Mü’min 7,8)

Yeryüzünde halife olarak yaratılan insanın bireysel, ailevi ve toplumsal sorumluluklarını Kur’an’da yüce rabbimiz inanç, amel, ahlak ve ilkeler üzerinden tanımlamaktadır. Öncü hayatlardan, Rasullerin hayatından ve mümtaz şahısların hayatlarından ve onların ailelerinden bizlere örnekler vermektedir.

İnsanoğlu zayıf yaratıldığı kadar iman, ahlak ve kulluk bilincini sürdürmek konusunda da kararlı ve metanetli yaratılmıştır. İnsanın bu özelliği takva yönüdür. Ailenin ve çocukların eğitiminin; toplumun temel taşlarından olan bu küçük ama son derece etkin kurumun nasıl inşa ve imar olacağının kurallarını rabbimiz kitabımızda örneklerle açıklamıştır.

Çocuklar ve gençler daha küçük yaşlarda ailenin hassasiyeti ve merhamet incelikleri arasında bir iklime dâhil olmalıdırlar. Nesillerimize bunun imkânını hazırlayanlar da bizleriz. Genç nesillerin ‘İslami Şahsiyet’ i benimsemelerinde ve onların bireysel ve toplumsal şahidlik alanlarına hazırlanmalarında mümin ebeveyne ve yetişkin mükellefe çok büyük görevler düşmektedir.

İçinde yaşadığımız toplum gerçeğinde, gençlerin çoğunluğunun içinde bulunduğu hayat alanlarının inşacıları İslami yaşamı öngörenler değiller. Bu sahada etkin rol oynayan unsurlar seküler tercihleri olan yetişkinler, resmi olarak işleyen laik kültür, modern eğitim faktörleri ve medya unsurlarıdır. Cahili bir yaşamın iffetsizliğe, hayâsızlığa, tesettürsüz bir yaşama ve ahlaki hassasiyetleri boş veren kişilik yapılarına sürüklendiği bu toplum olgusu karşısında hayıflanmak veya yükümlülüğü başkalarından beklemek yerine bizzat bizlerin çok önemli görevlerimiz bulunmaktadır.

Son zamanlarda din, iman, ahlak, tesettür konularında o kadar çok rencide edici ve zillet dolu davranışlarla karşılaşmaktayız ki yapılanlar içimizi acıtıyor ve tepki olarak bir şey yapamamak moralimizi bozuyor. Elbette çaresiz değiliz, hamdolsun. Örgütlü tepkinin her zaman etkili bir karşılığı vardır. Müslüman camianın yaşananlara tepkisiz kalmaması gerekiyor. Daha önemlisi bu yüksünmeleri bırakıp neler yapacağımıza odaklanmamız gerekiyor. Birlikteliğe, ortak tavırlara ve aramızda yaşatacağımız nasihat emrine, marufu emir münkeri nehiy vazifesine ve cemaat halinde yapacağımız ibadetlere önem vermemiz gerekiyor.

Genç nesiller ve aileler toplum dinamiğinin en önemli temel taşlarındandır. Önceliğimiz İslami kimliğe sahip gençlik ve aile inşası olmalıdır. Çocukların ve gençlerin davranışları, onlara hissettirmeden her zaman kontrol altında olmalıdır. Özellikle onların göz önünde yapamadıkları kabahati, gizli ve tenha yerlerde işlemelerine meydan vermemeliyiz. Onları göz ardı etmemeliyiz. Yaptıklarıyla yalana alışır, riyâya alışır, bunlar kendinde şahsiyet hâline gelir. Çocukların güzel işlerini takdir etmeli, onu mükâfatlandırmalı, hatalarını görmezden gelmemeliyiz.

“Çocuklarınıza ikramda bulunun; onlara güzel bir terbiye verin” (İbn Mâce, Edeb,3). Nebî (sav), anne ve babalara çocukları için İslam üzere bir gelecek hazırlama yükümlülüğünü hatırlatmıştır ve bir ebeveynin çocuğuna bırakabileceği en iyi mirasın güzel bir terbiye olduğunu vurgulamıştır. (Tirmizî, Birr, 33.) “Kimin bir çocuğu varsa onunla çocuklaşsın” (Deylemî,III,513)

Gençlerin kişiliğinin şekillenmesine ihtimam göstermek gerekiyor.

Gençleri tesettüre, hayâya ve iffete alıştırmak gerekiyor. Kız veya erkek karakter oluşumu çocuk yaşlarda başlıyor. Kıyafet yanlışlıklarına, kısa ve açık giysilere müsâmaha göstermemek lâzım. Arkadaşlık ilişkilerinde mahremiyet konularına onları alıştırmak gerekiyor. Gençlerin huy ve ahlâklarına yerleşecek yanlışlar, hatalar karşısında kesinlikle bir müsamaha veya görmemezlik içinde olunmaması gerekir. Yanlış olduğunu kendisine mutlaka güzel bir dille ifade etmek lâzım. Tatlı ama uyaran uyandıran bir dille; ‘Rabbimiz görüyor, kayda alınıyor ve hesabı sorulacak’ ‘Rabbimize hamd ve teşekkür içinde olalım, kulluğumuzdan vazgeçmeyelim biz O’nun dinine yardım edelim O da bize yardımı yağdırsın’ şeklinde itinayla yüklü kelimelerle bu görevimizi sürdürmeliyiz.

Gençleri ibadetlere, namaza, İslam’a ve Müslümanlara hizmete alıştırmak gerekiyor. Takvayı ve teşekkürü öğretmeliyiz. Namaz bizim takva ve teşekkürün ifa edildiği bir ibadetimizdir. "Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir." (Bakara 153)

Seküler kültür ve batıya öykünmeci yaşam biçimi içinde yaşadığımız toplum ahlakında dominant etkiye sahip. Nikâhsız birlikteliklerin inanılmaz boyutlarda arttığı, fuhşiyâtın normal, evliliğin fuzuli kabul edildiği bir toplumda yaşamaktayız. İslam toplumunda ‘âile’nin değeri fıtridir ve Kur’an-ı Mübin’den ve Rasulullah (sav)’ın örnekliğinden şeklini alır. Aile Müslüman için çok önemlidir ki........

© Haksöz


Get it on Google Play