menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyaseti, sadece bir ‘entrika yumağı' değil; İslamî mânasıyla da öğrenip hâkim kılmak mücadelesi vermek zorundayız

38 0
25.05.2026

Dün sabah, KK ve 'ÖÖ' tarafdarlarının, Ana Muhalefet Hareketi'nin fiilî liderliğini üstlenmek kavgasını yansıtan boğuşma sahnelerini ekranlardan sizler de 1 saati aşkın bir süre boyunca temaşa ettiniz mi bilmem..

İki taraf da, aynı geçmişten ve aynı partilerden ve aynı resmî ideoloji çizgisine bağlı olan kesimlerdendiler. Ama, sanırsınız ki, bunlardan bir taife, iktidara gelince, diğerinin dünyası kararacak..

Bunlar, yarınlarda, iktidara gelmek veya iktidarın en büyük ortağı durumuna gelirlerse, bugün, nasıl bir iktidar açlığı içinde olan odakların, nasıl bir paylaşım boğuşmasına giriftar olacaklarını hayal ve tasavvur etmekten kendimi alamadım; 1960'lardan beri nice çetin siyasî mücadelelerin hemen tamamını dışardan olsa da, anlamaya çalışmak dikkatini yitirmeden tasavvur ve tahayyül etmek süzgecinden geçirmeyi unutmadan..

Siyaset, insan toplumlarını idare etme san'atı olarak tarif edilir, kısaca.. Hattâ, 'at'ları terbiye ve idare edenler için kullanılan 'seyis' kelimesinin de, Arapçada, siyasetle aynı kökten geldiği söylenir..

Siyaset üzerine çok çeşitli tarifler yapılmıştır, daha da yapılabilir..

Hz. Ali'ye, 'Siz rakipleriniz kadar siyaset bilmiyorsunuz' kabilinden bir eleştiri ifade olununca, ol mübarek'in de, 'Siyasetten anladığınız, entrika çevirmek ise, eğer Allah'tan korkum olmasaydı, siyaset yapmakta benimle kimse yarışamazdı' dediği rivayeti vardır..

(1950, 1954 ve 1957 genel seçimlerinde millet tarafından kesin bir ekseriyetle seçilen merhûm Adnan Menderes'in de (1950-60 arasında) 10 yıl başbakanlıktan sonra, bir askerî darbe ile devrilip, Marmara'nın ortasında, Yassıada'da düzmece bir........

© Haksöz