We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

NATO (yani  Amerika) da, Rusya da kendi doğruları yolunda ilerlerken, Türkiye ne yapacak? -1-

2 0 0
18.05.2022

Önce tarihî bir hadiseyi hatırlayalım..

1853-56 arasındaki Kırım Savaşı öncesinde..

Rusya ile İngiltere ve Fransa’nın arası epeyce açıktı..

Osmanlı -Rusya ilişkileri de gerilimliydi.. Rusya özellikle Hristiyanlığın Kudüs’deki mukaddes bölgeleri üzerine Ortodoks Hristiyanlık adına bir hâkimiyet kurmak istiyor, Osmanlı’dan bu yönde yeni imtiyazlar koparmaya çalışıyordu. Katolik dünyası ise bundan rahatsızdı.. Bu konudaki ihtilaf, diplomatik münasebetlere de yansıyordu.

*

Kırım Savaşı öncesinde gerilim artarken, Osmanlı’nın Londra’daki sefiri /elçisi bir gün faytonu ile Londra caddelerinde gözükür. (Henüz otomobilin icad olunuşundan yaklaşık 40-45 sene önceleri..) Osmanlı’nın da Rusya’ya karşı savaş açmasını teşvik etmek üzere ingilizler Osmanlı Sefiri’nin faytonunu görünce heme gidip atları çözerler ve Osmanlı Sefiri’ni taşıyan faytonu saatlerce kendileri dolaştırırlar; (Yaşasın Osmanlı!) şiarlarıyla..

Çünkü, İngiltere’nin Rusya’yla geriliminde Osmanlı’nın kendi yanlarında yer alması onlar için bulunmaz nimetti.

Buraya bir nokta koyup, gelelim günümüze..

NATO 1949 yılında kuruldu.. Çünkü, Hitler Almanyası’nı yenmenin zafer sarhoşluğu devam ederken; Stalin Sovyet Rusyası, Balkanlar ve Doğu Avrupa’daki rejimleri devirip, (Bulgaristan, Arnavutluk, Yugoslavya, Romanya, Macaristan, Doğu Almanya, Polonya gibi) bütün Doğu Avrupa ülkelerini yerli komunistlerin yönetimindeki ‘demokratik halk cumhuriyeti’ dedikleri rejimlere dönüştürüverdi.. Bunlardan, Joseph Broz Tito liderliğindeki Yugoslavya ile Enver Hoca liderliğindeki Arnavutluk dışındaki ülkeler tamamen Sovyet Rusya’ya bağlı ‘kukla komunist rejimler’ olarak 1945’den 1989-90’lara kadar ayakta kalabildiler ve bu kapitalist Batı ile Komunist Doğu blokları arasında, İngiltere Başbakanı Churhill’in........

© Haksöz


Get it on Google Play