menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zilhicce ayının ilk on günü ile gelen derin diriliş

24 0
21.05.2026

Bayrama doğru gidiyoruz. Büyük bayram, kurban bayramı. Ona doğru gidiyoruz. Şu an Zilhicce ayının ilk on günü içerisindeyiz. Bu günler, çok büyük günler. Kur'an-ı Kerim'de Rabbimiz bu günleri anlatıyor. “Vel fecri ve leyalinaşr.” Allah (cc) fecr’e yemin ediyor. Sonra on geceye yemin ediyor. Sabah vaktine, aydınlığa, uyanışa, dirilişe işaret ediyor. Bir kevni ayet var. Bütün ayetler bizi uyandırmak için. Neden on gece? Hangi geceler bu on gece?

Âlimlerinin büyük çoğunluğu bu on gecenin Zilhicce’nin ilk on günü olduğunu söylüyorlar. Yani Allah (cc) Kur'an-ı Kerim'de diğer günler arasından on güne yemin ediyor. Demek ki bu on günün ayrı bir kıymeti, ayrı bir değeri var. Hac ibadetinin yapılmaya başlanması ve bu kutlu yolculuğun ayak seslerini duymaya başladığımız günler.

Hac, baştan sona sembollerle dolu, hikmetli bir ibadet. İçinde aynı anda tarihe ve iç dünyaya yolculuk var. Varoluşu idrak etmek, mahşeri burada, bu dünyada yaşamak, kalabalıklar içinde yalnızlığı ve ilahî himayeyi derinden hissetmek; İslam ümmetine mensubiyet bilinci, yeryüzü üstündeki ve altındakilerin önem sırasına göre yeniden sıralanması ve bilindik ezberlerin altüst olması fırsatı gibi nice tecelliler ve hikmet pencereleri var.

Haccın büyük bir farkındalık yarattığı çok açık. Büyük bir ümmete mensup olduğumuzu, bu ümmet içinde Allah'ın nice bağrı yanık, gözü yaşlı, duygu seli içinde kendini yok etmiş sevgili kulunun olduğunu fark edip dinin bizim tekelimizde olmadığını, dindarlığımıza güvenip kibre kapılmamak gerektiğini anlıyoruz. Ümmetin rengârenk çeşitliliği içinde ortak bir paydaya sahip bulunduğunu, onun da tek Allah'a bağlılık, Peygamber sevgisi ve din kardeşliği olduğunu, aynı kıbleye dönmenin bu birliktelik için yeterli olduğunu fark ediyoruz.

Bunun dışında ibadetlerin ifa şekilleri arasındaki farklılıklar, dil, renk, ırk, giyim kuşam, kılık kıyafet çeşitliliği önemsizleşirken aynı zamanda sembolik bir anlam da kazanıyor. Sonra o çeşitlilik içinde vahdeti yaşıyoruz.

Tabi ki, bu duyguları çoğunlukla bu kutsal yolculuğa gidebilme imkanına sahip olanlar yaşayacak belki, Ancak; yüce Rabbimiz bu büyük uyanış fırsatından sadece gidenlerin değil, imkan bulamayan bizleri de yararlandırmak istiyor. Bunu da Hacc farizasının yapılacağı Zilhicce ayının bu ilk on gününde ibadetlerimizi, salih amellerimizi, dualarımızı ve yakarışlarımızı arttırarak bu eşsiz uyanışa bizlerin de dâhil olmamızı istiyor.

Allah (cc), dünyanın dört bir yanından hacıları Kabe'ye davet ediyor. Hacılar tavaf ederek, lebbeyk diyerek, Allah'ı zikrederek, Allah'a dua ederek bu kutlu günlerde Allah'ı yüceltiyorlar. Demek ki, Allah bugünlerde isminin yüceltilmesini istiyor. Bize de şunu demiş oluyor. “Hacca gitmemiş olabilirsin,imkânsızlıkların, sağlığın vb.birçok nedenle Hacca gidememiş olabilirsin. Ama sen de zikretmek suretiyle bu kervana katıl. Kutsal topraklarda Allah'ın adı yüceltilirken yeryüzünün tüm mekânlarında da Allah'ın adı yücelsin. Onlar orada bizler burada kalplerimizi ve........

© Haksöz