We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Üniversiteler gençlerin beyinlerini geriletiyor mu?

66 1 9
15.09.2021


Başlığa bakarak sadece Türkiye’ye özgü bir probleme değineceğimi sanmayın. Başlık aslında var olduğuna inandığım global bir soruna dikkat çekmek için düşünüldü.

Ha, gayet tabii ki Türkiye’ye özgü biricik koşullardan kaynaklanan ağır problemlerimiz de var. Ancak Türkiye kendisinin neden olduğu siyasi ve sosyal engelleri kaldırsa bile üniversitelerini yine de düzeltmeye gücü, global gelişmeler nedeniyle, yetmeyebilir.

Üniversitelerimizde istisnalar dışında profesör kalitesi, öğrenci kalitesi düşüklüğü ve üniversitenin bulunduğu şehrin kültürel altyapı eksiklikleri nedeniyle yaşamakta olduğu sorunlar dışında bir de açıkça görülemeyecek gizlice üniversiteleri içten içe kemiren başka bir global sorun da var.

Ülkemizde popülizm nedeniyle hemen her şehirde üniversite açıldı. Bu kadar fazla sayıda kaliteli eğitim sağlayabilecek bilim insanı bulunup bulunmayacağı düşünülmedi ve bu yüzden üniversitelerde hem eğitimin kalitesi hem de öğrenci kalitesi istikrarlı biçimde düşüyor.

Tabii bir de sayıları artsın diye açılan o üniversitelerin bulunduğu şehirlerin gerçek bir üniversite kültürünü yerleştirip bunu sürekli kılmaya yetip yetmeyeceği de tabii ki düşünülmedi, düşünülmüyor.

Bunlar Türkiye’nin sorunları. Planlı programlı, üzerine kararlı gidilse çözülemeyecek sorun da değiller.

Ama burada benim esas dikkat çekmek istediğim mesele diyelim ki çok kararlı davrandık ve hem üniversitelerin sayısını kaliteyi yakalamak için azalttık ve hepsini de bir Hacettepe, bir İTÜ, bir Boğaziçi, bir ODTÜ seviyesine getirmeyi bir gün başardık. Bunu bir hayal edelim ilk önce ama ben diyorum ki bugün dünyayı sarmakta olan global bir sorun nedeniyle o duruma gelinse dahi dikkatli olunmadığı takdirde o kaliteli üniversitelere gidecek öğrencilerin bile beyinlerinin gerilemesi tehlikesi bulunuyor.

TEHLİKEYE DİKKAT

Ben yıllardır bu konu üzerine düşünür ve arada bir yazarım. Konuyu yeniden sıcak bir biçimde gündemime Netflix’te seyrettiğim bir dizi getirdi. ’The Chair’ adlı bu diziyi bütün eğitimcilerin ve öğrenci arkadaşların üniversiteler açılırken izlemesini tavsiye ederim.

Çünkü bu dizi dünyanın en iyi üniversitelerini bile içten içe kemiren bir sosyal hastalığa dikkat çekiyor.

Dizinin konusunu özetlemeden önce yıllardır sıkça yazılarımda vurguladığım bir çalışmadan tekrar söz etmek istiyorum; kitabın yazarı Harold Bloom, adı ise The Closing of the American Mind: How Higher Education Has Failed Democracy and Impoverished the Souls of Today's Students (Amerikan Beyninin Kapanması: Yüksek Öğrenim Nasıl Demokrasiye Layık Olamadı ve Zamanımız Öğrencilerinin Ruhlarını Nasıl Fakirleştirdi).

Maalesef bu çalışmanın Türkçe çevirisini bulamadım. Oysa........

© Habertürk


Get it on Google Play