We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Son ustalar kuşağı

95 4 24
21.02.2019

Ocak ayında Chanel defilesinin sonunda Grand Palais’de konukları selamlamamasından anlamalıydık bir sorun olduğunu. Birkaç güne kadar Milano’da gerçekleşecek olan Fendi defilesinde de podyumda yürümeyecek Karl Lagerfeld.

Öldükten sonra öğrendim, meğerse Chanel ve Fendi’yle ömür boyu kontratı olan, bütçe nedir ilgilenmeyen, sınırsız yaratıcı ve finansal özgürlük tanınan Lagerfeld “stilist” diye küçümsenirmiş. Bizde de Yıldırım Mayruk’u “terzi” diye aşağılamaya çalışanların, Mayruk’un da bu tabiri sahiplenerek kendisi için kullandığını biliyorum. Bir süre önce sohbet ederken moda dünyasında arka arkaya yaşanan değişimlerden, bir sürü tasarımcının aniden görevi bırakıp başka markalara geçmesinden bahsediyorduk. “Karl Lagerfeld, Chanel’in başında olduğu sürece hiçbiri başaramaz,” demişti Mayruk.

Stilist ya da terzi, kim ne derse desin. İkisi de en başta usta. Değişen teknolojiler, Instagram’a yönelik kıyafet yapma yarışı, defile kültürüne darbe vuran ve birçok markanın benimsediği “hemen gör hemen giy” eğilimlerine karşı eski kaleyi koruyan büyük ustalar ikisi de. Gerektiğinde Instagram’a da malzeme verecek, medyayı ve ilgi çekme iştahlılarını tatmin edecek kadar da başarılılar ama. Tabii ölçüler ve bütçeler faaliyet gösterdikleri ülkelere göre orantı.

Karl Lagerfeld, mirasını devraldığı Gabrielle Chanel’in markasının zirvede olduğunu hep hatırlattı ve hep çıtayı daha da yükseltti. Grand Palais’i raflarında Chanel marka makarna ve deterjan satılan bir süpermarkete çevirdi, İsveç’ten buzdağı getirdi, podyumun tam ortasına roket yerleştirdi.

Yıldırım Mayruk ise sosyal medyadan önce ilk transparan kıyafetle “viral” olmayı başardı. Deniz Akkaya’nın göğüs ucuna kondurduğu iki küçük kelebekle aynı gün bütün gazetelerin birinci sayfasında yer aldı ve o gün Deniz Akkaya’yı yarattı. AK........

© Habertürk