We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ne güzel komşumuzdun sen Ertekin ağabey

148 9 38
17.04.2019

Ertekin’in Ortaköy’ün hemen girişinde bulunan dükkanının duvarında uzun yıllar çerçevelenmiş bir köşe yazısı asılı durdu. Hıncal Uluç’un Ertekin hakkında yazdığı binlerce köşe yazısından belki de bir ölüm ilanına en yakın olanıydı; kişinin yaşamı eserlerini özetleyen bir saygı duruşu yakın dostu yaşarken yazılmış ve çerçeveyle ölümsüzleştirilmişti.

Yazıyı çok iyi biliyorum, çünkü yazılmasına ben vesile olmuştum. Hıncal Abi’nin bana haddimi bildirdiği onlarca yazıdan sadece bir tanesi. Gençlik işte, Ertekin’le hafiften dalga geçen, “Ya kim bu adam, yoksa Holly aslında Ertekin mi?” türü şımarık yazıma “Bak ben sana kim olduğunu anlatayım,” diye başlayan bir yanıt: 24 Haziran 2007, Sabah gazetesi, “Bir Paris Efsanesi.. Ertekin!..”

Bugüne kadar tek bir müşterinin gittiğini bile görmediğim, ama Ortaköy’le en az patates satan dükkanlar ve meydandaki cami kadar özdeşleşmiş o dükkanda Ertekin bana o yazıyı göstermişti. Şımarıklığı bırakacak halim yok tabii, “Ama benim yazımı çerçeveleyip asmamışsınız,” demiştim de yüzüme manidar bir bakış atmıştı.

Ertekin Dinçay meğerse 92 yaşındaymış önceki gün öldüğünde; aklım almadı. Gazete okumaya başladığımdan beri adını bildiğim, daha sonra çeşitli defalar tanıştığım bu Ortaköy anıtı bildim bileli hep yaşlıydı. Ve tam da bu yüzden hiç ölmeyecekmiş gibi gelirdi.

ONU HINCAL’SIZ DÜŞÜNMEK MÜMKÜN DEĞİL

Öncesini sadece anlatılanlardan biliyorum. Paris’te önemli bir “dizaynır” (Hıncal Uluç’un tabiri) olduğu, kapıların ona açıldığı, sokakta tanındığı, Türkiye’nin ilk diskoteğini açtığı gibi hakkında çeşitli efsaneler var. Ama Hıncal Uluç’un tanrı katında olduğu 90’lı yıllardan beri Ertekin basında bir mitolojik kahraman daha çok, o yüzden de onu köşe yazarı kankasından bağımsız düşünmek olanaksız. İkili bir tiyatro oyununa konu olabilecek muazzam bir ikili, bir “odd........

© Habertürk