We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Genç gazeteciye (ve kendime) söyleşi öğütleri

81 2 5
28.12.2018

Şahsi tanışıklığımız ve yanında yetişmiş olmamdan dolayı kıyak geçtiğimi düşünmeyin, gerçekten hak ettiği için bu hafta başında Tuğrul Eryılmaz’la yaptığım söyleşiyi kaçırdıysanız okumanızı öneririm. Asu Maro’nun “68’li ve Gazeteci” kitabı vesilesiyle buluşup konuştuk; amacım biraz da genç gazetecilere kitabın dışında da bir örnek sunmak, tarihe ufak da olsa not düşmekti.

Söyleşi bittikten sonra çoktandır unuttuğum ama hemen ne kadar hayati önemi olduğunu hatırladığım kimi gazetecilik dersleri de aklıma geldi. Söyleşi yapma konusunda epey paslanmışım, itiraf edeyim. Kendi kendime çıkardığım dersleri de hazır yıl sonunda genç gazeteciye öğütler kapsamında paylaşayım bari.


İlk ders: Mutlaka ama mutlaka kaydı kendiniz çözün. Birçok ünlü gazeteci (dünyada da) parasıyla başkasına kaset çözdürüyor, ama insanın konuşmayı kendisinin kağıda dökmesiyle başkasının yazması arasında dağlar kadar fark var. Bu farkı tam olarak atlatmak mümkün değil, ama gazeteci ne konuşulduğunu anlayıp ona göre cümleleri düzenliyor. Hele hele Tuğrul Eryılmaz (ve benim gibi) bazen kopuk kopuk konuşan, ne dediğinin ancak onu tanıyan biri tarafından anlaşılabileceği biriyse cümleleri başkasına emanet etmek söyleşiye zarar.

İkinci ders: Metni mutlaka muhatabına okutun. Gazeteciler arasında bu konu ciddi bir tabu, ben “Asla okutmam” diyen katı kampta değilim. Aksine metni önceden okutmak kimi muğlaklıkları gidermeye, bazı kopuklukları toparlamaya, kimi eklemeler-çıkarmalar yapmaya da yarıyor. Tabii söylenen hiçbir sözün geri alınmayacağı önceden kararlaştırılmalı. Tuğrul Eryılmaz’la böyle bir pazarlığa bile girmedim, sonuçta ona gazetecilik öğretecek halim yok. Ama aynı esnekliğin bir siyasetçiye asla gösterilmemesi gerekiyor. Gazeteci siyasetçi söyleşilerinde katı bir şekilde hesap veren taraf rolünü oynamalı.

Üçüncü ders: Haberi bekletmemek gazetecilikte kuraldır, ama dergicilik (ki hafta sonu ekleri, söyleşiler, izlenimler de bu alana dahil) zamanın işini yapmasına izin vermeyi şart koşuyor. Yabancı dergiler kapak söyleşileri için bazen........

© Habertürk