We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir dizi sayesinde hepimiz daha iyi insanlar olur muyuz?

92 0 0
30.01.2019

Geçenlerde bir seyahate çıkmaya hazırlanırken sadece fonda gürültü olsun diye Netflix’te “The Good Place” adlı diziyi açtım. Bir-iki arkadaşımdan duymuştum, ilk sezonun sonunda büyük bir sürpriz olduğunu da okumuştum. Bu sürprizi de dizinin bütün ana karakterlerinin aslında ölü olduğunu anlamaları zannediyordum. Meğerse bu bilgi daha ilk bölümün ilk dakikalarında veriliyormuş. Bunu görünce de ister istemez “O zaman bu büyük sürpriz ne olabilir” diye daha fazla dikkat ederek izlemeye başladım.

“The Good Place” öldükten sonra kendilerini “cennette” bulan dört ana karakter ve cennetin bekçisi denebilecek “mimar” hakkında. Hemen ilk dakikalarda Kristen Bell’in canlandırdığı ana karaktere mimar rolündeki Ted Danson öldüğünü açıklıyor, son derece sıradan ve bilindik bir kabul ofisinde. Neyse ki o kötü yere değil, iyi yere düşmüşler. Bu iki çok ünlü oyuncu dışında bütün kadro farklı ırk ve milletten, çok kültürlü ve çeşitli.

22 dakikalık bölümler Netflix’te arka arkaya gösterilirken bir ara bavul yapmayı bırakıp diziye konsantre olmaya başladım. Bir haftalık yoğun bir seyahate çıktığımda da yatmadan önce, her fırsat bulduğumda araya bir bölüm daha sıkıştırmaya çalıştım.

SIKIŞTIRILMIŞ FELSEFE DERSİ

“The Good Place”i bu kadar iyi yapan sadece bir öteki dünya fantezisi oluşu değil, sit-com evreninde nasıl becerdiklerini hala anlamadığım bir üstün yetenekle adeta felsefe dersi vermeleri. Dizinin dört kahramanından biri ölümden sonraki hayatında........

© Habertürk