menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

"Devlet varmış"

81 0
yesterday

Artık Türkiye’de olan biteni siyaset bilimi kitapları ya da bilindik ezberlerle açıklamak mümkün değil. Aklım bir önceki genel seçimden sonra Türkiye siyasetinin en gizemli figürlerinden birinin söylediği iki cümleye gidiyor. Kim olduğunu söylememek için kendimi zor tutuyorum aslında. Sadece ağırlığını anlatmak için son 30 yıla yön veren birkaç aktörden biri olduğunu belirtmekle yetineyim.

Muhalif mahallenin kazanacağından emin olduğu bir önceki genel seçimi kaybetmesi üzerine sadece “Devlet varmış,” demişti. Bu küçücük tespitten isteyen istediği anlamı çıkartabilir ama benim anladığım, epey bir süredir benim de tahayyül ettiğim “devlet” kurumlar ve kişileriyle başı sonu belli bir yapı değil, tıpkı Adam Smith’in “görünmez eli” gibi soyut. Piyasaları dengeleyen görünmez el misali zaman zaman bu “devlet” devreye giriyor ve tarihin akışına müdahale ediyor.

Bir önceki genel seçimde muhalefetin kazanmaması Türkiye Cumhuriyeti’nin devamlılığı açısından hayatiydi. CHP’nin eski (veya şimdiki atanmış) lideri etrafında toplanan birbiriyle alakası olmayan altı partinin ne ortak bir mesajı vardı ne de Türkiye’nin problemlerine çözüm olacak somut önerileri.

Seçimin kazanılması belki Türkiye’de değişim isteyenler için psikolojik rahatlama yaratacaktı, ama bu birkaç haftalık suni mutluluğun ardından kriz kaçınılmaz olacaktı. Bugünden baktığımızda çok ciddi bir uçurumdan döndüğümüz net bir şekilde anlaşılıyor.

Başta ekonomi olmak üzere ne yapılması gerektiğine dair tek bir program açıklamadılar. Seçimi kazanmaları halinde büyük ihtimalle farklı partilerden farklı ekonomik programları temsil eden Ali Babacan, İlhan Kesici, Bilge Yılmaz ekonomi yönetimini ele geçirmek için birbirlerine girecek, Türkiye biraz da iktidar içi kavgalarla vakit harcayacaktı.

CHP’liler daha seçimi kazanmadan kamu kuruluşlarını ele geçirmek için hazırlık yapıyordu. Kendi aralarında THY’ye, İletişim Başkanlığı’na, medya gruplarına atama yapıyorlardı. Eski Doğan Grubu’nu kendi aralarında bölüştürüyorlardı, şaka yapmıyorum. Anlatılan bir fıkraya göre seçim gecesi Defne Samyeli ekranda TRT’ye dönüp ana haberi sunacaktı. Küçük ya da büyük, muhalefetin iktidar değişiminden beklentisi Türkiye’ye hizmet değil kendini kalkındırmaktı. Pastadan pay almak için kendi aralarında da kavga etmeleri kaçınılmaz olacaktı.

2023’teki genel seçimden sonra dünya da alışılmadık bir sürece girdi. Kendi içinde kavga etmesi garanti çok başlı, ama daha da önemlisi tecrübesiz yapı krizlerin ortasındaki Türkiye’yi idare edemeyecekti. Burada bir ihtimalden söz etmiyorum, eldeki uzun yıllardır devlet hizmetinde yer almayan mevcut kadronun dış politikada denge koruyabilme ve yön çizebilme yetisi yoktu. Putin, Trump, Netanyahu, tıpkı geçmişteki zayıf hükümetler döneminde olduğu gibi, altılı masa iktidarını parmağında oynatacaktı.

ALTERNATİF REÇETE YOK

Bugün üç ayrı savaşın adeta ortasında kalan Türkiye’nin tepesine bombalar yağmıyor. 30 Mayıs’ta İstanbul’da Kanye West konseri var ve Travis Scott’ı konuk olarak çıkaracağı söyleniyor. Havalimanları tıkır tıkır işliyor, lokantalar dolu. Dahası sanayi durmadı, market rafları boş değil, otomobiller yollarda. Dubai’de olduğu gibi toplu bir kaçış yok; kimsenin Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki gibi hayatı........

© Habertürk