We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Rusya sempatizanlığınızın bir sınırı var mı?

25 4 0
06.02.2020

Suriye rejimi pek tabii Rusya’nın onayı ve desteğiyle İdlib’deki 7 askerimizi ve 1 sivili öldürüp bir o kadarını da yaraladıktan sonra TV ekranlarına şöyle bir baktınız mı?

15 Temmuz’u Rus milliyetçisi Dugin sayesinde savuşturduğumuzu iddia eden, 15 Temmuz’dan beri en akla aykırı ‘Rusçuluğu’ fırsatını buldukları her yerde yapan ve araya koydukları hatırlı isimlerle AK Parti’nin çizgisine ve ite kaka da olsa sürdürmeye çalıştığı ‘dengeleme’ politikasına totaliter rejimlere özgü tohumlar ekmeye gayret etmiş koro, devlete soğukkanlılık rasyonellik akillik tavsiye ediyorlardı. Hükümete Esad’la barışma, Rusya’yı karşımıza almama aklı veriyorlardı. Şaka gibiydi ama duyduklarımıza gülemiyorduk.

15 Temmuz’dan beri devleti kutsamaya doyamayanlar, bu devletin askerlerini öldürenlerle iyi geçinmemizi salık verdiler.

Öyle bir günde bile tek dertleri Rusya’ya laf söyletmemekti.

Muhtemelen Coronavirüs’le mücadelenin tek yolunun da Wuhan semt pazarındaki esnaf lokantasında ‘Çinli kardeşlerimizle’ oturup yarasa çorbası içmek olduğunu düşünüyorlar.

Mesele “Maceraya girmeyelim, Ortadoğu bizi mahveder mümkün mertebe uzak duralım” gibi pasifist bir tutumdan sadır olsa yine bir miktar anlayacağım. Ama değil, çünkü açıkça “Şehit vermeden başarı olur mu, elbette şehitler olacak” sözünü gülerek söyleyebiliyorlar.

Meseleleri bağımsız Türkiye istemeleri olsa anlayacağım. Ama değil. Öyle olsa, soğuk savaş dengesini bu kez tersinden, bu kez Rusya lehine yeniden tesis etmeye çalışmazlardı.

Meseleleri güçlü bir Türkiye olsa katılacağım. Ama değil. Öyle olsaydı AB ile NATO ile ilişkili olduğu için Rusya tarafından değerli bir partner olarak görüldüğünü bilen -bilmesi gereken-Türkiye’nin, Avrasya hattını ABD ve diğer Batı ülkeleri........

© Habertürk