Odyssey'in anlattığı: Troya Gazze'dir
Washington koridorlarından yükselen tek taraflı tehditler, BM kararlarının rafa kaldırılması ve Trump’ın kendi dayattığı "Barış Kurulu" ültimatomlarıyla Gazze’deki yıkımın üzerini örtme çabaları, insanlığı koruyan son norm kırıntılarını da ateşe veriyor. Gücün zayıf olanıezdiği, uluslararası hukukun açıkça hiçe sayıldığı bu kural tanımaz çağda Christopher Nolan, binlerce yıllık bir efsaneyi raftan indirip bugünün yüzüne çarptı.
Nolan, Odyssey destanını Trump’ın karanlığını kavrayıp kurcalayacak bir eldiven olarak kullanıyor.
İşgal için sürekli yeni bahaneler üreten Agamemnon’un şahsında Beyaz Saray’daki muktedirliği, surları ardında katledilen Truva’nın şahsında ise Gazze’yi ve Doğu’yu resmettiği bu filmde; katledilen masum genç kızın verdiği iç sızısından İthaka’nın çürüyen sarayına kadar her sahnede Batı’nın kendi eliyle sıfırladığı ahlaki değerlerin cenaze merasimini yönetiyor.
HİLENİN ZAFERİ MEDENİYETİN YENİLGİSİDİR!
Yazmakta geciktim, iyi de yaptım, amacım filmi izleyenlerin çoğalmasını beklemekti. O halde gelin oturun yamacıma, bir de ben ne gördüğümü anlatayım.
Truva Atı’nın kentin kapılarından içeri sokulduğu an, bir şehrin düşüşünden fazlasıydı.
O an, insanıbarbarlardan, film boyunca gördüğümüz yaratıklardan, cadılardan, sıfır etkileşimle saldıran zırhlı devlerden ayıran en kadim yazısız yasa ateşe verildi. Zeus’un, ‘kutsal’ın koyduğu norm: Güvene dayalı sığınma ve misafir olma hakkı (xenia).
Zeka ve oyun kurabilme yetisi ahlaktan koparıldığında bir medeniyet aracı olmaktan çıkar; enstrümantal bir yıkım silahına dönüşür.
Güvene dayalı o kadim kuralın çiğnenmesiyle birlikte medeniyet sadece Truva’da değil, o gemilerin kıyılarına yaklaştığı tüm Akdeniz’de ve denizlerde çöktü.
FATİH OLMAK İSTERKEN "ÖCÜ" OLMAK
Aklını kutsalın önüne koyup hileyle zafer kazandığını sanan Odysseus ve silah arkadaşları için dönüş yolculuğu bir zafer yürüyüşü olmaktan çıktı, kendi yarattıkları cehennemin içinde bir avlanma sürecine evrildi.
Sığınma hakkını ve güveni yok ettikleri için, ayak bastıkları her limanda artık birer "fatih" olarak değil; dehşetle karşılanan birer öcüye, tarihsel bir korku........
