We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Netflix’in ‘Mesih’i biraz değişik ama ‘Darunnedve’ her zaman aynı

68 11 0
18.01.2020

Ernest Renan “Ulus nedir?” Kitabının 50. sayfasında şunu söyler: “Ulus bir hissiyat, ruhani bir ilkedir. Bu hissiyatı, bu ruhani ilkeyi aslında bir olan iki şey oluşturur. Biri geçmişte, diğeri şimdidedir. Biri ortak zengin bir hatıralar mirasına sahip olmaktır; diğeri şimdiki zamanda ortak karara varma, birlikte yaşama arzusu, bölünmemiş halde aldıkları mirası geliştirmeye devam etme iradesidir.”

Birlikte yaşama arzusuna dair iradenin ancak ‘öteki’ yaratarak sürdürülebildiğini biliyoruz.

Sadece ‘ulus’ a özgü de değil bu.

Semavi dinlerin mensupları da geliştirilmeye değer tek mirasın kendi dinleri etrafında gelişen kültür olduğunu düşünüyor. Her ümmet, kendine biricik.

Üstelik şimdi, sekülerizmin iki yüz yıldır aşmaya çalıştığı Juda-Christian ekolünde mündemiç olan ‘iddia’ yeniden diriliyor.

İslam dünyasının canlılığı, seküler dünyanın hiçbir zaman kemale ermemiş tarafsızlığına ve dinsel lakaytlığına nokta koymuş gibi görünüyor.

Hâlâ süper güç olma hüviyetini koruyan ABD’nin başkanının etrafındaki adamlara ve ruhani danışmanlarına bakmak bile “İşler ne ara bu hale geldi?” Sorusunu önemli hale getiriyor. Ama süreci takip edenler için bu işler hiç şaşırtıcı değil.

Dünyanın Müslüman tarafında işler inanç, öfke, tepki ve dönüşümle harmanlanırken, diğer tarafının artan mülteci akınları ve ‘din’ merkezli hareketliliklerden etkilenmemesi beklenemezdi.



HERKESİN MESİHİ OLMAK

Peki bu yükselmeler dalgalanmalar nereye varacak?

Hiçbir ümmet yekdiğerinin kurtulamayacağını düşünürken, sadece kendisinin mutlak doğru ve iyi olduğuna inanırken toptan bir ‘kurtuluş’ mümkün mü?

Samuel Huntington’un tezlerine doğru savrulup kültür savaşını göze almaktan ya da “Herkes kendi evine/dinine/kültür havzasına kapanacak” yolundan başka bir çıkış var mı?

“İnsanlık dümeni kırılmış bir gemidir artık. Bana tutunun” diye yola çıkan ‘Al Masih’e göre var.

Çok tartışılan Netflix dizisi “Messiah” aslına bu soruya üçüncü bir yol önermek için yapılmış olduğu izlenimini veriyor.

Dizi Ernset Renan’ın “Ulus bir hissiyattır” sözünü birkaç düzey ileri taşıyarak şunu tartışıyor: “Aslında ümmet de, dini bir topluluğa ait olmayı gerektiren durumlar da bir hissiyattır. Hayalidir. Pekala bütün semavi dinlerin ümmetleri tek bir halk olabilir. Olamaz mı?”

Bütün dinlere mensup ama hiçbir dine tabi olmayan ‘Al Masih’ karakteri nezdinde semavi dinlerin ümmetlerine doğru usuldan kapı arasından söylenen şey, Hristiyan, Müslüman ve Yahudilerin çaresizliklerinin, acılarının ve umutlarının çok benzer olduğu ve eğer bir mesih /mehdi gelecekse hepsini ‘Allah’, ‘ahlak’ ve ‘barış’ temasında birleştirmek için geleceği. Bu fikir de böyle bir projeye imza atanlar için çok şaşırtıcı değil. Dizinin yapımcılarının, her dinin mü’minleri kurtarıcı beklediğine göre, eğer bir mesih gelseydi bütün semavi dinlerin takipçilerine hitap edecek bir karakter olurdu gibi bir varsayımda bulunmalarında bir tuhaflık yok. Dolayısıyla burada büyük kötücül bir oyun vehmetmek de gereksiz.

BİR GÜVENLİK SORUNU OLARAK ‘MESİH’

Evet, ‘Mesih’, ya da bazı hadislerde bahsi geçen ama........

© Habertürk