Körfez çıkmazı: Delilleri karartmak bile kurtarmıyor
18 Mart 2026. Riyad. On iki ülkenin dışişleri bakanları masaya oturdu. Ortak bildiri İran’ın “sivil yerleşim alanlarını, enerji tesislerini, su arıtma istasyonlarını ve diplomatik yapıları hedef alan saldırılarını” şiddetle kınıyor, devletlerin meşru müdafaa hakkına vurgu yapıyor ve İran’a saldırıları “derhal durdurma” çağrısında bulunuyordu.
Bildiri boyunca İran’ın saldırdığı söyleniyor ama bir kez bile sorulmuyordu: İran neden saldırdı? Keyfinden mi? Ortada hiçbir sebep yokken mi?
Gerçekler çok çabuk hasır altı ediliyor. O yüzden kaptanın seyir defterini açık tutmakta fayda var.
28 ŞUBAT 2026, SABAH 09.45
ABD ve İsrail, İran’a eş zamanlı saldırı başlattı. Operasyonun ABD’deki adı Epic Fury, İsrail’deki adı Roaring Lion. Trump gece 02.00’de — Amerikan halkı uyurken — Truth Social’da sekiz dakikalık video yayımladı: “Amerika büyük muharebe operasyonları başlattı. Hedef: İran rejimini devirip nükleer tehdidi ortadan kaldırmak.”
İlk vuruş doğrudan Hamaney’in başına, Tahran’a indi. 1 Mart sabahı İran devlet medyası doğruladı: 36 yıllık yönetimi boyunca İsrail’i “kanserojen tümör” olarak nitelendiren, Gazze’yi ve Hamas’ı besleyen, Hizbullah’ı kuran — ancak nükleer silah aleyhine fetva da çıkartmış olan — Ali Hamaney öldürüldü. Kızı, damadı, torunu da. 7 Mart’ta oğlu Mücteba Hamaney yeni Yüksek Lider ilan edildi.
Aynı sabah, Minab ilçesinde, Shajareh Tayyebeh Kız İlkokulu’na füze isabet etti. 165 ölü. Çoğu 7-12 yaş arası kız çocuğu. İlk vuruştan sonra hayatta kalanlar dua salonuna alındı, aileler koştu, okul ikinci kez vuruldu. Adeta ayinsel bir israrla.
İran o saatten itibaren yanıt verdi. İsrail’e, Körfez’deki ABD üslerine, bölgedeki lojistik hedeflere füze ve drone yağdırdı. Hürmüz trafiği ağır biçimde kısıtlandı. Katar’daki Al Udeid, BAE’deki Al Dhafra,........
