Halep'in ortasına kanton barikatı kurmak... |
Suriye denilince zihnimizde beliren o kadim, tozlu ama mağrur siluet, bugünlerde yine bir varoluş sancısıyla sarsılıyor. Halep; sadece taşın ve mimarinin değil, iç içe geçmiş kimliklerin, Arapça duaların, Türkçe türkülerin ve Kürtçe ağıtların birbirine karıştığı o muazzam Ortadoğu şehri.
Fakat bugün bu mozaiğin parçaları, Paris’in diplomatik koridorlarından Şeyh Maksud’un dar sokaklarına uzanan bir "egemenlik" sınavından geçiyor.
Şehrin ruhu kolektif bir nefes beklerken, birileri kalkıp o ruhun tam ortasına inat duvarları örüyor.
Geldiğimiz nokta, bir siyasal zihniyetin sahadaki sert kayalara çarpışı.
SDG/YPG, Halep’in kuzeyindeki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yıllardır sürdürdüğü fiili özerkliği, Esad sonrası Şam’da kurulan yeni geçiş yönetimiyle yapacağı pazarlıkta en kıymetli "koz" olarak masaya sürmek istedi. Ancak Ocak 2026 itibarıyla görüyoruz ki; Halep’i Fırat’ın doğusundaki kazanımların bir kaldıracı yapma stratejisi, artık son kullanma tarihini doldurmuş durumda.
“Entegrasyon" sözü verip, "İmtiyazlı Adacıklar” peşine düşmek?
Sürecin neden tıkandığını anlamak için SDG’nin o meşhur "entegrasyon" okumasına bakmak lazım. Mart 2025’te imzalanan mutabakatla SDG, merkezi hükümet kurumlarına eklemlenmeyi kabul etmişti. Fakat meğer, bu kabul bir "bütünleşme" değil, kendi yerel asayişini ve askeri yapısını koruyan "federal" bir zırh kuşanma........