Türkiye, kimlerle ve nerede

NATO zirvelerini sonuç bildirgeleri üzerinden okumak elbette önemli. Ama bazen asıl önemli olan metne giren ifadelerden çok, geleceğe dair okumaları barındıran tartışmalar.

2026 Ankara Zirvesi de bu anlamda dönüm noktası oldu. Çünkü bu zirve, yalnızca NATO’nun önceliklerinin değiştiğini göstermedi. Türkiye’nin ittifak içindeki yerinin yeniden tanımlandığını da ortaya koydu.

İTTİFAK'TA DÜN VE BUGÜN

Daha önce de bu tartışmaya değinmiştik. Uzun yıllar boyunca Türkiye, NATO’nun güneydoğu kanadını koruyan bir “cephe ülkesi” olarak tanımlandı. Soğuk Savaş’ın şartlarında öne çıkan, en azından ortalama yaklaşım böyle özetlenebilir.

İttifak'ın temel görevi sınırları korumaktı. Sovyetler Birliği’nin çevrelenmesi, Avrupa’nın savunulması ve aynı zamanda tehditlere karşı caydırıcılığın sürdürülmesi bu anlayışın merkezindeydi.

CEPHE ÜLKESİNDEN STRATEJİK MERKEZE

Bugünün farkı ne? Bambaşka bir güvenlik mimarisi inşa edilmesi elbette.

Artık yalnızca sınırlar korunmuyor. Enerji hatları, ulaştırma koridorları, deniz yolları, veri altyapıları, kritik madenler ve küresel tedarik zincirleri de güvenlik kavramının ayrılmaz parçaları hâline geliyor. Başka bir ifadeyle NATO, sınırları koruyan bir ittifaktan çok, küresel akışları güvence altına almaya çalışan bir yapıya dönüşüyor.

İşte Türkiye’nin yükselen ağırlığını da bu değişim açıklıyor.

Karadeniz’den Kafkasya’ya, Doğu Akdeniz’den Orta........

© Habertürk