Savaşta kimin planı işliyor? |
Savaş başladığı sırada ABD ve İran arasında devam eden müzakere başlıklarını tekrar hatırlayalım. Masada nükleer silahlar ve uranyum zenginleştirme programı ilk sırada yer alırken, diğer iki başlık İran’ın bölgede oluşturduğu vekil güçlerden desteğini çekmesi ve balistik füze kapasitesini durdurup tehdit olmaktan çıkarmasıydı. Tahran, sadece nükleer üzerinden bir müzakereyi kabul edeceğini ifade etmiş, süreç devam ederken ABD-İsrail saldırıları başlamıştı.
ABD ve İsrail, rejimin en tepedeki isimlerini öldürmeyi hedefleyerek ve böylece ortaya çıkan boşlukta kendilerine daha yakın bir yönetim oluşturmayı hedefliyordu. Diğer yandan şimdilik rejim değişikliği gibi bir hedeflerinin olmadığını söylerken, az önce ifade ettiğimiz boşlukta İran halkının ayaklanmasına dair beklentiler içindeydi.
GERÇEKTEN PLANLAR BÖYLEYSE
Yine de bir kuşku notu düşerek devam edelim. Bunlar gerçekten planlanan hedeflerse hiçbiri gerçekleşmedi. Üstelik kısa sürede savaşı Körfez ülkelerine ve tüm bölgeye yayan İran; bir sonraki hamlesinde Hürmüz’ü kapatarak sert karşılıklar vermeye başladı.
ABD istihbaratının ve devletin önemli kurumlarının özellikle Hürmüz hamlesini öngöremedikleri, hatta buna ihtimal vermedikleri sıkça gündeme geliyor. Bu da ayakları yere basan bir iddia gibi durmuyor. Şöylesi daha güçlü bir ihtimal. Bu konudaki rapor ve tavsiyeleri Trump‘a yakın ekibi yeterince dikkate almamış olabilir. Elbette saldırının kışkırtıcı ve sürükleyici aktörü olan........