menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Herkesi galip, terörü mağlup kılan irade

30 14
02.02.2026

Türkiye, hayli uzun zamandır, gücünden gelecek vizyonuna, bölgesel şartlardan uluslararası sistemin gidişatına kadar pek çok başlıkta kendisini yeniden tanımlıyor. Geldiği noktadan belirlediği hedefe hayli uzun bir yol var. Ancak hedefine doğru da ilerliyor.

Soğuk Savaş döneminin sona ermesinin ardından, Türkiye’nin o ana kadar sahip olduğu eşsiz jeopolitik konumu kaybettiği yönünde pek çok tez vardı. Bunların, jeopolitik değeri oluşturan unsurları yeterince anlamadığı çok açıktı.

TÜRKİYE’Yİ HAFİFLETMEK

Jeopolitik, coğrafyanın bütün unsurlarıyla harekete geçmesidir bir anlamıyla. Dolayısıyla Türkiye’yi Soğuk Savaş sonrasının kantarında “hafifletmek” isteyenlerin; tarih, hafıza, toplumsal güç ve hedef birliği gibi unsurları dikkate almak istemediği de çok açıktı. Almak istemediği evet. Zira Türkiye’nin imparatorluktan gelen hafıza ve potansiyelini, yeniden yükselişte görmek pek de arzu edilen bir hikaye olmasa gerek.

1990’lardan 2000’lerin başına kadar kendi rolümüzü aramak, bize teklif edilenleri tartmak ve yol almak konusunda hayli zor dönemler yaşadık. Terörün tepemizde kılıç gibi gezdirildiği yılları da eklemek gerekiyor bu tabloya.

2013-2016 VE YENİDEN VAR OLMAK

Bugüne daha hızlı gelmek adına, 2013 sonu itibarıyla başlayan ve 2016 Temmuz’unda darbe girişimine dönüşen FETÖ kalkışmasının bir milad olduğunu söyleyebiliriz. Ankara’nın kendi içinde pek çok meseleyi yeniden ele alması;........

© Habertürk