We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bunun adı başarıdır

22 0 5
29.06.2022

Önemli bir gecenin ve zirvenin ardından, son derece stratejik sonuçlar üretmeye aday bir döneme giriyoruz.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö, İsveç Başbakanı Andersson ve NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'in katıldığı dörtlü zirvenin ardından, Türkiye’nin taleplerini kayda geçiren bir metin ortaya çıktı. Muhataplarımızın kendilerini bağlayan ciddi sözler verdiği bir metin bu aynı zamanda.

Kuşkusuz teknik anlamda bir NATO belgesi olmasa da, müzakere edildiği zemin dikkate alındığında büyük önem taşıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken, NATO’nun İsveç ve Finlandiya üzerinden genişleme hamlesine gösterdiği tepkiyle başlayan süreç, Stoltenberg’in ifadesiyle büyük bir krize dönüştü.

PAZARLIK VE TAVİZ SUÇLAMASI!

Türkiye’nin tavrı ve talepleri, zaman zaman kendi içinde bile “pazarlık yapmak, taviz koparmaya çalışmak” gibi tuhaf ve dış politikanın mantığıyla anlaşılması imkansız suçlamalara konu oldu.

Devam eden savaşın da etkileriyle mesele sıkça “Ankara NATO’dan kopuyor mu” noktasına bile geldi.

Başından itibaren NATO’dan çıkmak gibi bir yaklaşımın, devlet aklının herhangi bir katmanında gündemde olmadığını aktarmaya çalıştım.

Türkiye’nin ittifaktan çıkmasını savunan kesimlerin, genel anlamda devlet politikalarının belirlenmesinde etkin olmadığını da bu teze ekledim.

Türkiye’nin Batı’dan, NATO’dan, sıkça inişler çıkışlar yaşansa da AB üyeliği arayışından kopmadığını ve yeni üyelere yönelik itirazının doğru anlaşılması gerektiğini bir kez daha hatırlamakta yarar var.

Terörle mücadele konusunda ortaya konulan tüm tezlerimiz, hakikaten tartışmaya bile ihtiyaç duymaksızın meşru ve haklıydı.

Bu durum zirve sonrası ortaya çıkan metne de kuvvetli biçimde yansımış görünüyor.

Kuşkusuz burada ortaya çıkan hususların, bugün itibarıyla gerek........

© Habertürk


Get it on Google Play