We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Halk TV ve Tele 1’in ekranını karartmak rejim açısından mantıklı mı?

102 7 16
02.07.2020

RTÜK’ün Tele 1 ve Halk TV için verdiği 5’er günlük ekran karartma yasağı her açıdan yanlış ve kabul edilemez bir karar.

Ayrıca bu karar mevcut rejim bloku açısından da irrasyonel.

Anaakım muhalefetin kendini ifade ettiği ve özellikle CHP tabanının takip ettiği iki kanal Halk TV ve Tele 1.

Ben iki kanalın da yayın çizgilerini çok aşırıcı ve anti-özgürlükçü buluyorum.

Memlekete hiçbir faydalarını görmüyorum. Fakat elbette ifade özgürlüklerini sonuna kadar savunuyorum.

Öte yandan bu iki kanalın bugün içinde yaşadığımız rejime en ufak zararları olduğunu da düşünmüyorum.

Bilakis CHP tabanının yüreğini soğutarak mevcut iktidar blokuna fayda sağlayan iki kanal Halk TV ve Tele 1.

FOX ve Fatih Portakal’ın da Halk TV ve Tele 1 ile aynı işlevi gördüğü kanaatindeyim. Son tahlilde rejime hizmet ediyorlar.

Evet bunlar Recep Tayyip Erdoğan ve ailesinin muhalifi hatta düşmanı ama mevcut Yeşil Kemalist rejimin muhalifi değiller.

Rejimin sadece Yeşil kısmına yani dindarların birinci sınıf insan haline gelmesine ve devlette önemli pozisyonlarda bulunmasına muhalifler.

Öbür konularda bu üç sözde muhalif kanal da rejimin temel politikalarının hepsini benimsiyorlar.

Tele1 kanalına Digitürk panelinde en güzel yerlerden biri verildi iki sene önce.

Mevcut iktidar blokundan bağımsız bu kararın verilmesi mümkün değil.

4 sene öncesine kadar toplumun yüzde 99’unun tanımadığı bir televizyon muhabiri olan Fatih Portakal’ın 50 yaşından sonra bir TV fenomeni haline gelmesini sağlayan da yine bu iktidar.

Rejim blokunun medya politikaları böyle olmasaydı Fatih Portakal diye bir TV karakteri olmazdı.

Bana göre bu ülkede özgürlükleri savunan ve bu bağlamda Türkiye’ye faydası dokunacak bir muhalif çizginin önünü tıkıyor hem Halk TV hem Tele 1 hem FOX.

Bu karar onları daha da aşırıcı ve radikal hale getirecek.

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak’la ilgili yapılan çirkin paylaşımlara yönelik ortaya koyduğu haklı sert tepkinin ardından dile getirdiği sosyal medyaya düzenleme getirme meselesi yıllardır dünya çapında konuşulan bir mesele.

Teorik olarak ifade özgürlüğünün genişlemesi ve demokrasinin bir kazanımı olarak ortaya çıkan sosyal medya maalesef dünyadaki totaliterleşmesinin önünü açıcı bir faktör haline geldi.

Batı akademiyasında da sosyal medya denilen olgunun özgürlüklere ve demokrasiye katkı sağladığını düşünen tek bir itibarlı profesör yok.

Maalesef örgütlü güçler ve özellikle kimi devletler bu alanı kin ve nefret dolu aşırıcı ideolojilere hizmet ettirecek şekilde yönlendiriyorlar.

Facebook’un sahibi Mark Zuckerberg de bu açıdan tarihe utançla geçecek bir isim.

İngiltere bunu Brexit olayında yaşadı. BluTV’de yayınlanan Brexit filmini lütfen izleyin.

Sosyal medya manipülasyonları yoluyla İngiltere gibi aşırıcı ideolojilerin en az olduğu........

© Habertürk