We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Pırlanta hangisi?

56 2 5
05.07.2020

Fakir Baykurt sekiz ciltlik hatıratının bir yerinde Yaşar Kemal’le geçirdikleri 1958 yazından birkaç gününü anlatıyor.

Hem edebiyat tarihine, hem de Yaşar Kemal’e dair önemli anlardır onlar, anlatmak istiyorum size.

Fakir Baykurt, köy enstitüsünden mezun, Burdurlu bir köylü çocuğudur, bahsettiği yıl Konya’da yedek subay öğretmenlik yapıyor.

Hem öğretmenlik yapıyor, hem de roman yazıyor bir yandan. O sırda yazdığı “Yılanların Öcü”Cumhuriyet Gazetesi’nin düzenlediği Yunus Nadi Roman Yarışması’na gönderiyor.

Yarışma iki aşamalıdır. Ön jüri önce yarışmaya katılan kitapları eliyor, beğendiklerini üst kurulun beğenisine sunuyor.

Ön jüride şu isimler var:

Nadir Nadi, Burhan Felek, Selmi Andak, Cahit Tanyol, Vahdet Gültekin, Hamdi Varoğlu, Tevfik Sadullah ve Yaşar Kemal.

Bu jüri dört romanı finale bırakıp üst jüriye sunuyor.

Dokuz kişilik üst kurulda ise hepsi deve dişi adamlar, kadınlar var:

Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Sabahattin Eyuboğlu, Orhan Kemal, Azra Erhat, Vala Nurettin, Cevat Fehmi Başkut, Haldun Taner, Behçet Necatigil...

Gecenin bir vakti, tam yatakları serip yatacaklar, kapı çalınıyor, gelen Cumhuriyet’in Konya temsilcisi Sofu Tuğrul’dur, Fakir Baykurt’a müjdeyi veriyor:

“Yılanların Öcü”yle Fakir Baykurt birinci, “Aylak Adam”la Yusuf Atılgan ikinci, “Ne Ekersen” romanıyla Mehmet Seyda üçüncü olmuş!

Gazete istemiş ondan, yazarın kısa bir hayat hikayesini alacak. Sevinçten şaşkına dönmüş olan Fakir Baykurt kısa hayat hikayesini anlatıyor ona.

Burdur Akçaköy’de doğmuş. Gönen Köy Enstitüsü’nü bitirmiş. Beş yıl köy öğretmenliği yapmış, sonra Gazi Eğitim’e gidip ortaokul öğretmeni olmuş, o sırada Konya’da yedek subay öğretmen olarak askerlik yapıyor, “Çilli” adında bir hikaye kitabı yayınlamış, Işık adında bir kızı var.

Halide Edip bastırmış, ödül tutarını beş bin liraya çıkarmış.

Ödülünü almak üzere İstanbul’a gitmesi gerekiyor. Komutanı Cumhuriyet okuru, Fakir Baykurt’u da biliyor, izin veriyor.

İlk defa uçağa biner, Konya’dan İstanbul’a gelir.

Cumhuriyet ona Sirkeci’de Özipek Palas’ta yer ayırtmış, otelin dördüncü katına yerleşir.

Sonra onu alıp gazeteye götürürler. Sevinçle karşılanır. Selmi Andak’ın odasındayken bir anda bir gürültü duyar.

Az sonra kocaman gövdesiyle Yaşar Kemal yuvarlana yuvarlana girer içeri. İki köylü çocuğu, daha önce biliyorlar birbirini, sarmaş dolaş oluyorlar.

Yaşar Kemal, “Vay benim Fakir babom” diye onu sıkar, öper, ardından da bağırır. “Telgrafımı aldın değil?” cevabını beklemeden, “Dokuz üyeli Büyük Kurulun yedisinin oyunu aldın ulan,” diye bağırır. “O gün burada büyük Meydan Savaşı verildi haberin yok. Öbür iki üye de senin ‘Yılanların’a karşı değildi ama ‘Aylak Adam’a oy verdiler. Ona ödül vererek toplumcu edebiyatın yönünü bireyciliğe kırmak istiyorlardı. Orhan Kemal karşılarına dikildi. Halide Hanım hem Yılanların Öcü’nü hem de ödülün artırılmasını savundu. Yılanların Öcü gibi bir romana bin lira yakışmaz, Cumhuriyet’e hiç yakışmaz dedi.”

Ardından birlikte gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Cevat Fehmi Başkut’a giderler. Odaya girdiklerinde içerde Burhan Felek de var. Burhan Bey o yıl “şeyhülmuharririn” unvanını almış, tanışır onunla. Burhan Felek ‘a’yı alabildiğine uzatarak adının........

© Habertürk


Get it on Google Play