We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Markar’ın ölümü!

56 1 1
21.10.2020

Asabi, acımasız hayatın alnında, babasının biraz önce oyuncaklara boğduğu mutlu bir çocuk tebessümü gibiydi yüzü.

1915’ten artakalmış bir dedenin torunuydu. Babası Ermeni, annesi Çerkes Müslüman’dı. Çerkesler 1864’te Rus kıyımından kaçarak Osmanlı’ya sığınmış; Osmanlıyı batıran İttihatçılar 1915'te Ermenileri Mezopotamya’nın kızgın çöllerine sürmüşlerdi. O büyük felaketin “kara kutusu” o gün bugün kayıptır. Hrant Dink o kutunun peşine düştü, canından oldu; Markar onun talebesiydi.

“Sazları vardı, ırmakları vardı çok

Çakıltaşları da vardı”

“Bir kedisi” var mıydı, bilmiyorum.

Ama romanları vardı.

“Şimdinin Dar Odası” ile “Karşılaşma” romanlarında bu arayışın hüzünlü şarkısını çaldı uduyla.

Vardığı sonuç, kendi sözleriyle aşağı yukarı şöyleydi:

“Burada kanımca hepimizi alakadar eden derin bir sır gizli. Bir yerlerde, bir vakitler bir........

© Habertürk


Get it on Google Play