We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bizim gibi makineler!

48 1 0
29.12.2019


Havaalanında; çok uzun yıllardan beri tanıdığım ama şu ana kadar tanışma fırsatı bulmadığım, muhafazakar bir partiye mensup yaşını başını almış bir politikacıyla karşılaştım.
İlk karşılaşmamızdı.
Uzaktan takip ediyorum uzun yıllardan beri.
Sempatik geliyor bana. Yüzüne bakınca, “günün birinde ben de öleceğim” duygusunu gördüğüm ender siyasetçilerden birisidir. O yüzden kendime yakın buluyorum. Merhametin izi silinmemiş hala yüzünde. Hani hepinizin tanıdığı meşhur bir politikacı olmasa, bir kenar mahallede, iki namaz arası zamanını cami avlusunda geçiren, elinde doksan dokuzluk tespih dudağında dua eksilmeyen, artık dünya işlerinden elini ayağını çekmiş munis adamlar var ya, onlardan birisi sanırsınız.


*

Gidip tanıştırdım kendini. Yüzüne güzel bir gülümseme yayıldı, belli ki memnun olmuştu. Yanımdaki gazeteci arkadaşım Kemal Gümüş’ü de tanıştırdım, ona da memnun oldu.
Bizi uçağa götürecek otobüse bindik bu arada. Yolda konuşmaya devam ettik.
Bir anda söz gazeteciliğe geldi.
“Sizin işiniz zorlaştı valla” dedi, “artık cep telefonu olan herkes gazeteci...”
“Haklısınız,” dedim. “Sosyal medya denilen şey, a sosyal medyanın canına okudu.”
Güldü.
“Bu sosyal medya tuhaf bir şey. Aklım ermiyor.”
“Benim de ermiyor, o yüzden hiçbir sosyal medya hesabım yok benim” dedim.
“Sahiden mi? Hiç mi girmedin mi o işlere?” diye sordu.
“Kısa süren politikacılık hayatımda bir hesabım vardı. Sonra baktım ki sevmeyenlerim açıp istediği gibi küfrediyor, hayatta bana ulaşma imkanı olmayan bir yığın gerzeke neden bu imkanı veriyorum ki dedim, kapattım, rahatladım,” diye cevap verdim.
Bu kez gülümsemekle yetinmedi, sesli güldü:
“Bakalım daha neler çıkacak bu baş döndürücü teknik gelişmeler devam ederken? Bizi şaşırtacak bir sürü şey var sırada belli ki” dedi.
Sevdiğim bir mevzuya gelmişti söz:
“Bence hiç birisine şaşırmayacağız. Şimdikilere şaşırdık mı? Mesela 90’lı yıllarda görüntülü telefonlar çıkacak dediklerinde ben şu andaki cep telefonlarını hayal etmediğimden, evlerimizdeki, iş yerlerimizdeki çevirmeli telefonların üzerine bir ekran yerleştirecekler, birbirimizi öyle göreceğiz diye hayal etmiştim.”
“İlginç... Diyorlar ya yapay zeka falan... İnsanın aynısı bana pek mümkün görünmüyor yine de,” dedi.
Elimdeki kitaba ilişti gözü, kitap tam da bu konuya dairdi.
“Ne okursunuz?” diye sordu.
“Şu konuştuğumuz meselelere dair bir roman. Duyguları olan, gülen, ağlayan, yemek yiyen, aşık olan bir robot var hikayenin içinde” dedim kitabı karıştırarak.
İlgisini çekti.
“Yok canım, o dediklerini yapamayacak robotlar. Sonuçta onları yaratan insan. İnsan, kendisinin tanımlayamadığı şeyleri nasıl bir makineye yükleyebilir ki? Duygulardan falan........

© Habertürk