We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Gitti…”

150 3 11
20.10.2020

SALONA girdiğimde soldaki kanepede oturuyordu.

Göz göze geldiğimizde Andree’nin ağızından tek kelime çıktı:

“Gitti…”

Oysa daha birkaç gün önce telefonda konuştuk.

Ben, “Daha fazla köşe yazısı yaz” derken, Anadolu’dan gelen içten sesiyle “Halim yok babam, inan bana halim yok” karşılığını vermiştin.

“Yazarsan dinçleşirsin…” deyince kahkaha atıp, ağrılarından ve güçsüz kaslarından söz etmiştin.

Biraz müzik yapmanı, enstrüman çalmanı önerdiğimde de sol anahtarlı keman sehpasının önüne uzun süredir uğramadığını söylemiştin…

Vedalaşmadan telefonu kapatmıştık...

Gece haberi alıp evine gittiğimde Andree bitkin bir halde senin için sadece “Gitti…” diyebildi…

Oysa sabah enerjin yerindeymiş.

Sonra konukların gelmiş, Haluk ile tavla oynamışsın.

Ardından memleketinin buram buram kokusuyla dolu, çok sevdiğin çiğ köfte gelmiş…

Her zamanki gibi mutlu olmuş, bir iki tane yedikten sonra nefes almakta zorlanmışsın.

Andree anlattı…

Oksijen seviyen düşmüş, göz kapakların kapanmış.

Haluk ile müdahale etmiş, oksijen seviyesini arttırmak için uğraşırken ambulans çağırmış…

Hastaneye vardığında daha da ağırlaşmışsın.

Geri döndürememişler seni…

NEREYE BAKSAM BİR VEDA

Bunları dinlerken gözüm evin içini dolaştı.

Neresine baksam senden bir veda karşıma çıktı.

Karşıdaki dolapta iki yıl önce hepsini tek tek alıp, birer şarkı türkü çaldığımız, o çok sevdiğin kanun ve keman; hemen yan tarafında ise bağlama…

Diğer tarafında okumaya devam ettiğin, sayfalarının arasında ayraçları duran kitaplar…

Daha bahçe kapısından girişte karşılayan kediler de yoktu; yasa çekilmişlerdi…

Postal ve Suşi de bahçeden havlamadı, sanki sessiz vedalarını çoktan yapmışlardı…

Ağaçlar, çiçekler bir yana, doluyla karışık yağmuru........

© Habertürk


Get it on Google Play