We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Woody, kayıp oyuncakların peşinde

11 2 0
21.06.2019

2010 yapımı “Toy Story 3”, ilk filmini 1995'te seyrettiğimiz seriyi gerçekten güzel bir noktaya bağlıyordu. Andy'nin üniversiteye başlaması, oyuncaklarını küçük Bonnie'ye vermesiyle üç filmlik bir hikâye sona eriyordu. Yapımcıların niyeti seriyi bitirmekti aslında... Ne var ki, üçüncü filmin gördüğü büyük ilgi, kazandığı 2 Oscar ve gişe sonuçları bizi “Toy Story 4”e kadar getirdi.
Toy Story, ilk filmden bu yana, özünde ekip olmanın ilkeleri (özveri, dostluk, dayanışma) ve bir ekip olarak zorlukların üstesinden gelmeyle ilgili bir seridir. Hatırlarsak, ilk iki filmde oyuncaklar, kötü sahiplerin ellerine düşer ve kendilerini seven Andy’ye dönmek için uğraşırlar. Üçüncü filmde ise hapishane benzeri bir yuvadan kurtulmaya çalışırlar. Dolayısıyla, seri “hapisaneden kaçış” ve “eve dönüş” filmlerinin özelliklerini taşır.

"Toy Story 4" ise bir “kurtarma operasyonu”nu eksen alan macera filmlerinin özelliklerini taşıyor. Aksiyon ve komedi önceki filmlerde olduğu gibi dramla birleşiyor.
Hikâye üzerine kafa yormadan önce “Toy Story 4”ün gerçekten eğlenceli, sürükleyici ve çok hareketli bir film olduğunu belirtmekte fayda var.
Özellikle panayırda ve antikacı dükkânında geçen sahnelerin, “canlı çekim” aksiyon filmlerini aratmayacak kadar iyi olduğunu düşünüyorum.
Pixar her zaman olduğu gibi animasyon tekniği açısından en mükemmel seviyeyi yakalamasını biliyor. Oyuncaklar ve insan karakterler dışındaki dünyada, diğer bir deyişle filmin arka fonunda, canlı çekimlerdeki kadar gerçekçi bir atmosfer kuruyorlar. Serinin görsel fikri, önceki filmlerde de benzer bir kontrasttan yola çıkıyordu.
“Toy Story 4” özellikle arka fonun ayrıntılı gerçekçiliği açısından dikkat çekici bir film. Seride ilk kez daha geniş bir perde formatı (2.39:1) tercih edilmesi de animasyon tekniğindeki hiper gerçekçiliğin etkisini artırıyor.
“Toy Story 4”, oyuncakların yeni sahibi şirin Bonnie'nin de katkısıyla önceki filmlerdeki erkek bakış açısından uzaklaşmaya gayret ediyor... Bo Peep ile Gabby Gabby, erkek oyuncaklardan aşağı kalmayan, aktif karakterler olarak öne çıkıyorlar. Özellikle Bo Peep, filmin en özgürlükçü, en........

© Habertürk