We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Tam bir ‘parti filmi’

50 6 0
28.06.2020

Tek kanallı TRT döneminin klasik eğlencelerinden biriydi Eurovision Şarkı Yarışması… Özellikle Türkiye’nin yarışmaya katıldığı ilk yıllarda gereğinden çok önemsenip ciddiye alınırdı. Sonra zamanla her şey yerli yerine oturdu. Eurovision, Avrupalılar için ne ifade ediyorsa, bizim için de aynısını ifade etmeye başladı…

Sonuçta, çok abartılmaması gereken bir şarkı yarışmasıydı ama bir benzeri daha yoktu… İşte bu benzersizlik, Eurovision’u yıllar içinde bir popüler kültür fenomeni haline getirdi.

Bugün artık sadece bir şarkı yarışması değil. Ekran başındaki seyircilerin oylamaya katılması, rekabetin tadını daha da artırdı. Abartılı sahne şovları, dansları, kostümleri, makyajları ve çoğu unutulmaya mahkûm harcıâlem şarkılarıyla Eurovision, katılımcı ülke sayısının giderek arttığı 2000’li yıllarda neredeyse kendi kendisinin parodisine dönüştü. Öteden beri banal bulunan yanları, elitist kültürün küçümsediği müzikal hafifliği ve ‘hiç bitmeyen demodeliği’ en büyük avantajları haline geldi.

Eurovision, 1950’lere kadar uzanan nostaljisini tümüyle bir yana bıraktığınızda dahi bugün hâlâ büyük bir şov… Ekran başına geçenlerin çoğu, şarkı dinlemek kadar gülüp eğlenmek ve rekabet heyecanına tanık olmak için seyrediyor Eurovision’u…

İşte bu yüzden, Eurovision’u konu alan bir filmin komedi türünde olması şaşırtıcı değil. Ama asıl şaşırtıcı olan, ‘Eurovision Şarkı Yarışması: Fire Saga’nın Hikâyesi’nin (Eurovision Song Contest: The Story of Fire Saga) Eurovision’la hiçbir ilişkisi olmayan Amerika’dan gelmesi…

Eurovision, Amerikalıların hiç anlayamadığı futbol tutkusu gibi Avrupa’ya özgü bir fenomen… İlk bakışta bir Avrupalının Amerikan beysbol ligi üzerine bir film çekmesi kadar tuhaf geliyor insana. Lakin, ABD’li oyuncu Will Ferrell’in uzun yıllardır Eurovision Şarkı Yarışması’nı konu alan bir film çekmek istediğini, 2018’de Portekiz’in Lizbon kentinde düzenlenen yarışmaya İsveç delegasyonu adına katıldığını ve organizasyonun provalar dahil her aşamasını yakından takip ettiğini öğrendiğinizde her şey yerli yerine oturuyor.

Aslında bütün hikâye, Will Ferrell’in, 1999 yılında İsveçli eşi Viveca Paulin’in kuzenlerinin evinde Eurovision Şarkı Yarışması’nı izlemesiyle başlamış. Bu filmde Andrew Steele ile birlikte senaryo yazarı olarak karşımıza çıkan Ferrell, o günden sonra yarışmayı düzenli olarak takip etmiş. 2014’de Danimarka’nın Kopenhag kentindeki finalle birlikte ekran başından kalkıp ‘saha’ya inmiş ve televizyonda gördüklerimiz dışında olup bitenleri de gözlemlemiş.

İşte bu yüzden, daha ilk sahnelerinden itibaren, filmin ‘Eurovision kültürü’ne hâkim biri tarafından yazıldığı çok belli… 6 Nisan 1974’de İzlanda’da, insanların Eurovision seyretmek için toplandığı bir evde açılıyor........

© Habertürk