Her şeye rağmen uçmak… |
Geçtiğimiz Adana Altın Koza Film Festivali’nde, ulusal uzun metraj film yarışmasının en sevdiğim filmlerinden biriydi “Uçan Köfteci”. Beklentim daha fazla ödül kazanacağı yönünde olsa da erkek oyuncuda Nazmi Kırık, yardımcı kadın oyuncuda Aslı Işık’ın aldığı iki ödülle yetindi.
“Uçan Köfteci”, Rezan Yeşilbaş’ın yazıp yönettiği ilk uzun konulu film… Yeşilbaş’ın, 2012’de “Sessiz” (Bê Deng) ile Cannes Film Festivali’nde En İyi Kısa Film ödülünü kazanarak hayli önemli bir başarıya imza attığını hatırlatalım bu arada.
“Uçan Köfteci”, Diyarbakır’da seyyar köftecilik yapan Kadir Arslan’ın gerçek yaşam öyküsünden esinleniyor. Filmin başında evli ve çocuklu Kadir’i tanıdığımızda, uçma tutkusunun onu çoktan etkisi altına aldığını ve bu uğurda çok önemli adımlar attığını görüyoruz.
Kadir’in paramotor ve paraşütle uçma konusunda son aşamalara geldiği bir dönemde açılıyor film. Maddi imkanları sınırlı biri olduğu halde fedakarlıkları göze alarak donanım konusunu çözdüğü belli… Paramotoru ve paraşütü var. Ama eğitim aşaması hâlâ sürüyor çünkü söz konusu teknikle uçmak hiç kolay değil. Birçok püf noktası ve detayı var. O yüzden, sürecin en başından itibaren tecrübeli birinden destek aldığını görüyoruz. Uçma denemelerinde bazen üç kişi bile olabiliyorlar. Ama her aşamada karşısına birçok engel çıkıyor. Hikâye de aslında Kadir’in bu engellere karşı verdiği mücadele üzerinden şekilleniyor.
İlk sahneden de anladığımız gibi Kadir’in öncelikle hava raporlarını takip etmesi gerekiyor. Gerekli hava koşulları oluşmadan uçması zaten mümkün değil. Rüzgâr önemli bir unsur… Yer seçimi de engel olabiliyor çünkü bazı insanlar arazisinin üstünde uçulmasını hoş karşılamıyor. Üçüncü konu ise bölge koşulları… Diyarbakır’dayız ve Kadir’in elini kolunu sallayarak rahat rahat uçması öyle çok kolay değil. Bırakın uçmayı, arkasına paramotor takılı otomobiliyle seyahat edebilmesi bile ayrı bir mesele... Gören, kuşkulanıyor ve hemen durduruyor. Dolayısıyla, her kontrolde güvenlik güçlerine açıklama yapması ve onay alması gerekiyor. “Hava sahası” nedeniyle üst mercilerden izin alması gerektiğini söyleyenler dahi çıkıyor. Bu arada, güvenlik güçleri dışındaki insanların da takıldığı bir şey elbette otomobilin arkasındaki paramotor…
Senaryoda planlanmamış olabilir ama Kadir’i “kuşkulu şahıs” haline getiren ve bölgedeki diğer insanlardan ayıran paramotora metafor olarak bakmaktan yanayım. Filmin akışı içinde tek başına birçok şeyi simgeliyor. Paramotor, hedef değil sadece bir araç aslında; ama en büyük zorluk haline gelip hayatını zorlaştırabiliyor. Uçma tutkusunun bedeli olan büyük bir yüke dönüşüyor. Ayrıca her zaman çok iyi çalışmıyor, arada bozuluyor,........