Çok satan roman uyarlaması

“Hizmetçi” (The Housemaid), Freida McFadden’in aynı adlı romanının film uyarlaması… Roman, 2022’de dijital kitap olarak yayınlandı ve gördüğü ilgi üzerine aynı yıl fiziksel baskısı yapıldı. The New York Times ve Amazon’un çok satanlar listesinde bir yılı aşkın süre kalan, 2 milyonu aşan satışıyla dikkat çeken roman, sinemacıların ilgi alanına girmekte çok gecikmedi.

Film, Millie Calloway’in (Sydney Sweeney) hikâyesi olarak başlıyor. Long Island’daki zengin evine iş görüşmesine giderken tanıyoruz onu. Evin hanımı Nina Winchester (Amanda Seyfried) ile yaptığı görüşme iyi geçiyor. Yatılı birini aramaları nedeniyle iş, Millie için tek kelimeyle mükemmel fırsat... Otomobilinde yatıp kalktığı için sadece düzenli maaşa değil, kalacak yere de ihtiyacı var. Ama kabul edileceğine pek inanmıyor; çünkü verdiği özgeçmiş, yapılacak küçük araştırmada dahi hemen ortaya çıkacak yalan yanlış bilgilerle dolu… O yüzden, hızlı yemek restoranlarında iş aramayı sürdürüyor. Ta ki, Nina arayıp işe alındığını söyleyene kadar…

Nina ona o kadar yakın ve sıcak davranıyor ki, ilk iş günü onun için harika geçiyor. Kuşkusuz pürüzler de çıkıyor. Evin küçük kızı Cecelia’nın (Indiana Elle) ona soğuk davranmasını çok kafaya takmıyor. Tavan arasındaki küçük pencereli odasını pek sevmiyor. Nina’nın eşi Andrew Winchester’ın (Brandon Sklenar) onun işe girmesinden tümüyle habersiz olması da kafasını karıştırıyor.

Asıl şokunu ise ertesi gün yaşıyor. Önceki gece odasına yemeğini bizzat getiren, ayrılırken ona arkadaşı gibi sarılıp öpen Nina, sabah bambaşka biri olarak çıkıyor karşısına. Veli toplantısı için hazırladığı notları Millie’nin kaybettiğini söyleyerek ortalığı yıkıp dağıtıyor. O kadar kötü ve agresif davranıyor ki, önceki gece Millie’yi soğuk karşılayan Andrew, aralarına girmek zorunda kalıyor. Sonraki günlerde de durum pek değişmiyor. Nina haksız ve kötü davranışlarını sürdürüyor. Andrew de elinden geldiğince onu korumaya çalışıyor.

Filmin ilk yarısı, bizim açık kanal dizilerini andırıyor biraz. “Kötü ve acımasız eş; onun ezmeye çalıştığı masum, yoksul kız ve ikisinin arasında kalan zengin güçlü erkek” üçgeni, o bildik ezberlenmiş melodram hikâyesine götürüyor bizi. İkinci yarı ise sürpriz gelişmelerle farklı bir yere gidiyor.

Sürprizlere dair hiçbir şey söylemeden filmi yorumlamak zor ama 2 saat 10 dakika boyunca olup bitenlerin aklımıza getirdiği bazı temalardan söz etmek gerek. İkinci yarıda seyrettiğimiz ve hikâyeyi geçmişe doğru geliştiren “geriye........

© Habertürk