We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Waldo sen neden yürümüyorsun?

6 6 0
28.06.2019


Önce biraz etimolojiye girelim ardından hayata ve yazarımıza dair daha derin mevzulara dalarız.
Ortaçağ’da “Kutsal Topraklar”a yani “Sainte Terre”e gitmek için bağış toplayan Batılıları gören çocuklar "Bakın bir Sainte-Terrer geçiyor" diye konuşurmuş. Sonra bu kelime dönmüş dolaşmış ‘saunterer’e; oradan da ‘sauntering’ yani ‘gezinmek’e dönüşmüş. Yani kutsal topraklar için yapılan işin adı bir anda ‘gezinti’ye evrilmiş. Neticede yürüyorlar değil mi?
Ama bununla kalmamış. Oraya gider gibi yapıp gitmeyenlerden, amaçları sadece para toplayıp aylaklık yapmak olanlardan başka bir kelime türemiş. ‘Sainte-Terre’ olmuş size ‘Sans-Terre’ (Topraksız) yani kutsal topraklar ‘evsiz yurtsuz’ anlamına gelivermiş. Kutsallıktan berduşluğa uzanan bir garip yol işte!
Fakat iyimser Thoreau yüreğimize su serpiyor ve şu tespiti yapıyor: “Olumlu tarafından bakıldığında ‘belli bir yeri yurdu olmamak, her yerde evinde gibi olmak’ anlamına gelecektir.”

YÜRÜMEK (Henry David Thoreau - Çev: Selçuk Işık - Can Yayınları)

SİVİL İTAATSİZLİKLE ETKİLEDİ

Amerikalı Henry David Thoreau aslında hayatına ve fikirlerine vakıf kesim için bir külttür. 45 yıllık kısa yaşamına insanlık tarihini ve felsefeyi derinden etkileyecek bir kavram ve eser bırakmıştır: Sivil İtaatsizlik. Gandhi’ler, Martin Luther King’ler ondan esinlenip çizmişlerdir yollarını.
1917 Massachusetts doğumludur. Harvard’dan mezun olunca lisede dersler verir, ancak fiziksel ceza vermeyi reddettiği için hemen istifa edip ailesinin kurşunkalem fabrikasında işe koyulur. O günlerde, karısının ölümünden sonra rahipliği bırakıp konferanslar veren, ‘aşkıncılık’ öğretisini yayan ve Nietzsche’nin çok etkilendiği Ralph Waldo Emerson’la tanışır. Onun yeğenlerine ders vermekle kalmaz, 1845’te Emerson’un Walden Gölü yakınlarındaki arazisinde kendine bir baraka inşa edip orada yaşamaya başlar. Yürümekle ve doğayla ilgili metinlerini o yıllarda kaleme alır. 1837-1861 arasında kesintisiz tuttuğu günlükleri ölümünden sonra 16 cilt halinde yayımlanır.
Ama onun Emerson’la ilişkisi aslında efsane olmuş bir diyalogla hatırlanır.
Thoreau’nun Sivil İtaatsizlik kitabını yazdığını söylemiştik. Haliyle ve doğal olarak o da bir sivil itaatsizdi. 1800’lerin ortalarında, Meksika-Amerika Savaşı’nı ve köleliğin kaldırılmamasını protesto edip vergi ödemediği için barakasında tutuklanıp hapse atıldı. Akabinde dostu Ralph Waldo Emerson demir parmaklıkların kapısına dayandı ve hem üzüntü hem de biraz sitemle şöyle dedi: “Henry, sen neden buradasın?” Henry David Thoreau’nun cevabı insanlığın iyiyle kötü, doğruyla yanlış, cesaret ve korkaklık, inançla........

© Habertürk