We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Dünya sesini kısabilir mi kendimi duyamıyorum?

19 2 0
21.06.2019

Birden yapayalnız kalıyorum dünyada... İnsanlar bana değmeden geçiyor yanımdan. Etrafımda havadan başka bir şey yok. Kendimi o kadar tecrit edilmiş hissediyorum ki, üzerimdeki giysiyle aramdaki boşluğu bile algılıyorum...”
Fernando Pessoa, neredeyse 100 yıl evvel, geçen hafta hınca hınç dolu metroda, kulağımda kulaklıkla, Yenikapı’ya doğru giderken hissettiklerimi yazmış.
Bir süredir, ‘kendilerini dünyadan tecrit etmiş insanlarla’ dolaşıyorum şehrin içinde. Gönüllü bir tecrit bu ve katılanların sayısı her geçen gün daha da artıyormuş gibi geliyor bana.
Son zamanlarda metroda, otobüste, yolda yürürken ya da bir kafede otururken kulaklıklarını takıp kendileri dışındaki dünyayı ‘sessize’ alan daha çok insan görüyorum.
Ben de onlardan biriyim...
O akşam metroda fark ettim, uzun bir süredir iki adımlık yol yürüyecek bile olsam, kulaklıklarımı takıp çevrenin gürültüsünü duymadan ‘kendi iç sesimle’ baş başa kalıyorum. Sadece sokakta da değil üstelik, evde TV’nin sesine de tahammül edemiyorum... Sadece dudakları kımıldayan kadınlar, adamlar ekranda hiç de merak etmediğim konularda dünyaları kurtarırken ben, ‘etrafımda havadan başka bir şey olmadan’ sessizce oturuyorum...
Bir Black Mirror bölümü kahramanı gibi hissediyorum; her türlü sesten yoruldum, kafamı dinlemek için dünyanın sesini kısıyorum!

İŞİTSEL ALANIMA GİRME!

Richard Godwin’in geçen hafta The Guardian’daki, “Neden herkes dış dünyayı sessize almaya çalışıyor?” başlıklı yazısını görünce, ‘kulağa biraz garip gelen’ bu çevremizdeki her şeyin sesini kesme olayının daha evrensel bir şey olduğunu fark ettim! (Siz benden önce duyduysanız kusura bakmayın dedim ya bir süredir kendimden başkasını dinlemiyorum;)
Godwin TV kumandalarındaki ‘sessize alma’ (mute) tuşunun icadıyla başlıyordu........

© Habertürk