menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kudüs kimin şehri?

14 1
17.09.2025

“Allah’ın yardımıyla, Peygamber’in himmetiyle Kudüs-i Şerif fethedildi. Fetih günü, Rum keferesinin patriği olan Atalya isimli rahip, diğer rahiplerle birlikte gelip itaatlerini sundular.

Kudüs’te eskiden beri mevcut olan kilise, manastır ve ziyaret yerleri hangi düzen içinde idare edilegeldiyse, bundan sonra da aynı şekilde Rum Patriği’nin tasarrufunda kalacaktır. Hazreti Ömer’in zamanından kalan ahidnâme ve önceki İslam hükümdarlarının emirleri gereğince Rum Patriği bu tasarrufu sürdürecektir.”

Yavuz Sultan Selim’in 31 Aralık 1517’de Kudüs’ü fethettikten sonra Rum Ortodoks Patrikhanesi ve Hristiyan topluluklarına verdiği hakları düzenleyen emr-i hümâyûndan bir bölümü okudunuz.

Kudüs şehrinin ve elbette Filistin’in 400 yıllık Osmanlı yönetimi altındaki idaresi işte böyle başlıyor.

Tabi daha sonra gelen Kanuni Sultan Süleyman da yine babasına benzer bir fermanla Kudüs şehrindeki Hristyanlara yönelik düzeni aynen devam ettiriyor.

Soykırımcı Netanyahu’nun dün yaptığı açıklamayla “Kudüs bizim şehrimizdir” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenmesi ise bu fermanlarla alakalı esasında.

Hatırlarsanız üç gün önce Kudüs Rum Ortodoks Patriği Giannopoulos, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret etti. Fotoğraflarda Patrik’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tarihi bir belge hediye ettiğini görüyoruz.

İşte bu belge Hazreti Ömer'in Kudüs'ü fethinin ardından Patrik Sophronios'a verdiği emannamenin (güvence belgesi) yazılı olduğu bir tabloydu.

Az önce Yavuz Sultan Selim’in fermanında atıf yaptığı belge yani.

Ne yazıyor Hz. Ömer’in emannamesinde hemen okuyalım.

“Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Bu, Allah’ın kulu ve müminlerin emiri Ömer b. Hattâb’ın, İlya (Kudüs) halkına verdiği eman sözüdür.

Onların canlarına, mallarına, kiliselerine, haçlarına, hastalarına ve sağlıklı olanlarına; bütün milletlerine güvence verilmiştir. Kiliseleri yerle bir edilmeyecek, mesken edinilmeyecek, yıkılmayacak, içlerine zarar verilmeyecek ve haçları ile mallarına dokunulmayacaktır.

Dinleri konusunda zorlanmayacaklar, kimseye zarar verilmeyecektir.

Kudüs halkından, Rumlar ve Yahudilerle birlikte yaşayanlar da aynı haklara sahip olacaklardır. Ancak Yahudiler şehre yerleştirilmeyecektir.

Kudüs halkının, cizye vergisini ödemesi şartıyla, canları ve malları Allah’ın, Peygamber’in ve müminlerin himayesinde olacaktır.

Bu şartları kabul eden Kudüs halkı güven içindedir. Bu eman, Allah’ın ahdi, Resûlü’nün zimmeti, halifelerin ve müminlerin zimmetidir.

Şahitler:........

© Habertürk