Türkiye AB'nin yeni dijital düzenin neresinde? |
Avrupa Birliği (AB), Mart 2026’da dijital dünyanın büyük oyuncularına karşı şimdiye kadarki en sert denetim ve yaptırım dönemine girdi. Apple, Google, Meta, TikTok, X ve büyük yapay zekâ üreticileri, bu ay AB’nin eş zamanlı hamleleriyle daha önce görülmeyen ölçüde sıkı bir gözetime alındı.
AB’nin agresif denetimi, sadece teknoloji şirketlerinin operasyonlarını değil, küresel dijital düzenin geleceğini de şekillendirecek gibi görünüyor. Türkiye’nin de bu sertleşen standartları yakından takip etmesi için uygun bir atmosfer var. Çünkü yarının dijital ekonomisinde yer almak, bu yeni normlarla uyumdan geçiyor.
AB, uzun yıllardır dijital ekonomide ABD merkezli teknoloji devlerinin gücünü sınırlamak için çaba gösteriyor. Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve çevrimiçi platformlar için kurallar içeren Dijital Pazarlar Yasası (DMA) ciddi anlamda sektörleri düzenlerken, toplumu da korumada etkili sonuçlar veriyor. Türkiye’nin de acilen sadece kamu otoritesini sağlamak için gösterilen çabalara, toplum menfaatlerini içeren düzenlemeleri de eklemesi gerekiyor.
AB, bu yıl itibarıyla yalnızca geleneksel platform devlerini değil, hızla büyüyen yapay zekâ modellerini de kapsayan iki cepheli bir kuşatma stratejisi uyguluyor. Bu ay ilk somut sonuçlar alınmaya başlandı. Bir tarafta Apple ve Google gibi “kapalı bahçe” modeliyle büyümüş şirketlerin hâkimiyeti kırılmaya çalışılıyor; diğer tarafta yapay zekânın kontrolsüz güç haline gelmesini önlemek için tarihte ilk kez kapsamlı bir yasal çerçeve inşa ediliyor.
Bu düzenlemelerin tek bir hedefi var: Dijital egemenlik. Avrupa hem verisini hem pazarını hem de teknolojik geleceğini küresel devlere bırakmak istemiyor. Türkiye’nin de zaman kaybetmeden AB ile aynı çerçeve içinde yer alması gerekiyor. AB’de yapılan çalışmaları ve çıkarılan yasaları acilen Türkiye mevzuatlarıyla eşleştirip “dijital egemenlik” için zaman kaybetmemesi gerekiyor. Sadece Apple, Google ve yapay zekâ şirketleri değil, YouTube, Instagram, X, TikTok gibi sosyal medya platformlarını da derinlemesine içine alan yasal düzenlemeler için ilgili bakanlık ve kurumların vakit kaybetmeden harekete geçmesi şart.
AB’deki gelişmeler ülkemiz için........