menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şehir Madenciliğini Iskalıyoruz…

82 0
05.06.2026

Atatürk Havalimanı'nda başlayan Sıfır Atık Festivali, aslında Türkiye'nin çevre konusunda geldiği noktayı ve bundan sonra gitmesi gereken yönü göstermesi bakımından önemli bir organizasyon. Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Sıfır Atık Vakfı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen festivalde enerji verimliliğinden döngüsel ekonomiye, teknolojiden sanata kadar birçok konu ele alınıyor.

Festival alanında geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılan müzik aletleriyle konserler veriliyor, çocuklar atık malzemelerden oyuncak ve sanat eserleri üretiyor, çevre bilincini artırmaya yönelik etkinlikler düzenleniyor. Geri dönüştürülmüş malzemelerden oluşturulan enstrümanlarla sahne alan müzisyenler ve sanatçılar, aslında çok önemli bir mesaj veriyor: Atık olarak gördüğümüz birçok ürün, doğru değerlendirildiğinde yeniden hayata döndürülebiliyor.

Ancak burada kendimize şu soruyu da sormamız gerekiyor: Türkiye olarak atıkların gerçek ekonomik değerini yeterince görüyor muyuz? Özellikle elektronik atıklar, piller, powerbank’ler ve kullanım ömrünü tamamlamış teknolojik cihazlar konusunda hâlâ çok önemli bir potansiyeli değerlendirebildiğimizi söylemek zor.

Küçük bir karşılaştırma konunun boyutunu netleştirecektir: Bugün yer altından 1 ton altın cevheri çıkarıldığında bundan ortalama 1 ila 2 gram altın elde edilebiliyor. Oysa 1 ton cep telefonu atığından (yaklaşık 10 bin adet eski telefon) 300 ila 400 gram saf altın, kilolarca gümüş ve bakır geri kazanılabiliyor. Yani şehirlerin çöplüklerinde, yerin altındakinden yüzlerce kat daha zengin maden damarları yatıyor.

Kaynağında ayrıştırma!

Aralık 2023’te bu köşede açık ve net bir şekilde yazmıştım. Türkiye’nin en büyük eksiği atıkları kaynağında ayrıştırmamasıydı. O gün söylediğimiz gerçek hâlâ değişmiş değil. Evlerimizde, iş yerlerimizde ve şehirlerimizde oluşan atıkları doğru şekilde ayrıştırıp toplamakta yetersiz kalıyoruz.

Oysa gelişmiş ülkeler uzun yıllardır çöpleri kaynağında ayrıştırarak topluyor ve değerlendiriyor. Böylece hem çevre korunuyor hem de atıklar ekonomiye kazandırılıyor. Ancak bugün mesele artık plastik, cam, kâğıt ya da organik atıklarla sınırlı değil. Dünya yeni bir döneme girdi. Elektrikli........

© Habertürk